MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/37 E., 2025/505 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/454 E., 2022/374 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından katılma yoluyla, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası talebi, iştirak nafakası ve lehine hükmedilen tazminat miktarları yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ile miktarları yönünden tehir-i icra talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde tehir-i icra talebinde bulunmuş ise de; 24.11.2021 tarihinde kabul edilen ve 29.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 5. maddesi gereğince 2004 sayılı Kanunun 36. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay'dan ibaresi" takibin yapıldığı yer İcra Mahkemesinden" şeklinde değiştirilmiştir. Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup herhangi bir geçiş hükmü de konulmamıştır. Bu değişiklik gereğince yürürlük tarihinden itibaren Dairemizden icranın geri bırakılması kararı istenmesinde hukuki yarar bulunmayıp, talep konusunda temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı taraflar önce istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin verdiği hükme karşı davalı erkek vekili tarafından davanın kabulü yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmayarak hüküm davanın kabulü yönünden kesinleştiğinden, davalı erkeğin davanın kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
3.Tarafların diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı erkek vekilinin, Dairemizden icranın geri bırakılmasını talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bu talebe yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davalı erkek vekilinin davanın kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
3.Sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.