MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1040 E., 2025/1088 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çankırı 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/59 E., 2024/193 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların reddi ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek kadının maddî tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm kadın vekili tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince erkeğin; aile birliği sorumluluklarını aksatacak derecede uyuduğu, sorumluluklarını aksattığı, kadının ailesi müşterek konuta geldiğinde hoş geldin demediği, eşine ..., ilgi göstermediği, eve geç saatlerde geldiği, kadının; davacıya ..., saygı göstermediği, eşinin ailesine anne-baba demediği belirtilerek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı kadının hafif kusurlu, davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin servis şoförü olduğu, erkeğe yüklenen "eve geç saatlerde geldiği ve aile birliği sorumluluklarını azaltacak derecede uyuduğu, sorumluluklarını aksattığı" kusurlarının yüklenemeyeceği ve gerçekleşen diğer kusurlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğe yüklenen “eve geç saatlerde geldiği ve aile birliği sorumluluklarını aksatacak derecede uyuduğu, sorumluluklarını aksattığı” vakıaları sabit olup bu vakıaların erkeğin kusurları arasından çıkarılması doğru olmamıştır. Bu durumda kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek ağır, kadın ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde kadının maddi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî tazminat talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.