MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1890 E., 2025/1696 K.
DAVA TÜRÜ : Vasinin Sorumluluğu Kaynaklı Tazminat
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/16 E., 2025/45 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava; davalının vasiliği süresince kısıtlı adına tahsil ettiği fakat kısıtlı çocuk adına kullanılmayan gelirlerin alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinden ibarettir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kabul kararı davalı vekilince istinaf edilmiş, dosya Bölge Adliye Mahkemesinde inceleme aşamasındayken davalı vekilince "İbraname ve Makbuzdur" başlıklı taraflar ve davacı eski vasi ... arasında imzalandığı iddiasıyla dosyaya sunulan belge üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 2022/886 Esas, 2023/2465 Karar sayılı ilamıyla; "...tarafların bu sözleşmeye göre sulh olduklarına dair mahkemeye bildirimde bulunmadıkları, mahkeme dışında yapılan sulh nedeniyle mahkemece, sulh içeriğinin kabul edilip edilmediğinin sorularak değerlendirilmesi ve taraflarca kabul edildiği takdirde sulh protokolüne göre hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada; davacı, davalı taraf ile hiç bir zaman sulh ve ibra protokolü yapmadığını ve davalı tarafça sunulan belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş, bunun üzerine davacının yalnızca imza örnekleri alınmış ve "İbraname ve Makbuzdur" başlıklı belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumu'na (ATK) gönderilmiş, ATK raporunda "imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkemece "... kısıtlı adına bağlanan aylıkların vasi ... tarafından çekildiğinin sabit olduğu, küçüğün babasının vefatından sonra abisi yanında ikamet ettiği,bakım ve gözetiminin abisi tarafından karşılandığı, vasi ... tarafından çekilen maaşının kısıtlı lehine harcandığının ispat edilemediği, davalının son rapor ve kesin hesabı sunmadığı, kaldırma kararı sonrasında davacı tarafından sulh sözleşmesi içeriği kabul edilmediği, dava konusunun miktarı itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmadığı, imza incelemesinde de imzanın davacıya ait olduğu tespit edilemediği..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiştir.
Mahkemece, "İbraname ve Makbuzdur" başlıklı belgede yazı ve imzası bulunduğu iddia edilen davacının sadece imza örnekleri alınarak incelenmesine karar verilmiş, yazı örnekleri alınmamış ve incelenmemiştir. Yine dava konusu belgede tanık olarak ismi geçen eski vasi ...’un yazı ve imza örnekleri alınmamış ve gerekli incelenme yaptırılmamıştır. ...’un ve ...'un imza ve yazı örnekleri birlikte incelenmeden karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu belgenin düzenlendiği tarihe mümkün olduğunca en yakın tarihli davacı ... ve ...'un resmi kurumlardaki tatbike medar imzaları da getirtilerek, davaya konu belge ve mukayeseye esas alınacak mevcut yazı ve imza örnekleri ile birlikte dosyanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesi ve belgede yer alan imzaların davacı ... ve ...'un eli mahsulü olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.