MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/445 E., 2025/950 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/124 E., 2023/807 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresi içinde davalı erkek vekili tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz isteminde bulunulmuştur. Davacı kadın vekilince dosya temyiz incelemesi aşamasındayken sunulan 15.10.2025 tarihli dilekçesi ile tedbir nafakaları, iştirak ve yoksulluk nafakası taleplerinden feragat ettikleri belirtilmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, davalı erkeğin tedbir nafakaları ve iştirak nafakası yönünden istinaf ve temyiz başvurusu bulunmadığından kararın bu yönlerden kesinleştiği ve bu nedenle kadının kesinleşen bu hususlarda feragat dilekçesinin hüküm ve sonuç doğurmayacağının anlaşılmasına göre, davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya temyiz incelemesi aşamasındayken vekâletnamesinde feragat yetkisi bulunan davacı kadın vekili 15.10.2025 tarihli dilekçesi ile tedbir nafakaları, iştirak ve yoksulluk nafakası taleplerinden feragat ettiğini bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birince fıkrasında "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." şeklinde, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise "Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." şeklinde olup bu hüküm gereğince işlem yapılmak üzere feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. Buna göre temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan feragat hususunda Mahkemece yoksulluk nafakası yönünden ek karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere yoksulluk nafakası yönünden feragat hususunda karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2. Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası dışındaki temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.