MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/470 E., 2025/1018 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/19 E., 2023/761 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından hükmün tamamı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadın tarafından TMK 161, 162, 163 üncü maddelerinde düzenlenen özel hukuki nedenlere ve TMK 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davaları nedeniyle yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince, kadının özel hukuksal nedenine dayalı davalarının ayrı ayrı reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının kabulüne ve fer'îlerine hükmedilmiştir. Karara karşı kadın vekili tarafından hükmün tamamı; davalı erkek vekili tarafından kusurlar ve fer'îleri yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince özel hukuksal nedenlere dayalı davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmiştir.
Zina, hayata kast, pek kötü muamele ve haysiyetsiz hayat sürme özel boşanma sebebi yanında genel boşanma (TMK md.166/1) sebebi de oluşturur. Böyle bir durum karşısında kalan eş, dilerse bu özel sebeplerin yanında genel sebebe, dilerse birine veya bir kaçına birlikte dayanarak boşanma talep edebilir. Hem özel hem de genel sebebe dayanılarak boşanma davası açılmış ise, doğuracakları hukuki sonuçlar farklı olacağından öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özel sebep varsa, bu sebebe dayanılarak, özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmemesi veya özel sebebe dayalı dava hakkının düşmüş olması halinde, deliller, genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Boşanma kararları bozucu yenilik doğuran karar niteliğinde olup, kararın kesinleşmesi ile birlikte evlilik birliğini ve birliğin gereği olan tüm hak ve sorumlulukları sona erdirdiği gibi “kararda yer alan kusur belirlemesi” ise o evlilik hakkında tarafların boşanmaya sebep olan kusurlu davranışları yönünden kesin delil oluşturur. Zira taraflar arasındaki evlilik işlemi ile bir hayat ortaklığı kurulmuştur ve hâkim, tarafların o evliliğe münhasır olarak boşanmaya sebep olan kusurlu davranışlarını da bir kez tespit ederek, kurulan hayat ortaklığının boşanma kararı ile sona erdirilmesinin gerekip gerekmediğini belirlemek zorundadır. Verilen kararda yer alan kusur belirlemesi, o evlilik nedeniyle doğmuş veya doğacak olan boşanmanın fer’î niteliğindeki velâyet, kişisel ilişki, tazminat ve yoksulluk nafakasına yönelik tüm davaları bağlayıcıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, genel ve özel boşanma hukuki sebebine dayalı olarak birlikte görülen boşanma davalarında, özel boşanma sebebine dayalı davanın reddine dair karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda genel hukuki sebebe dayalı olarak verilen boşanma hükmü nedeniyle boşanma kararının kesinleştiğinden söz edilemez. Somut olayda kadının genel ve özel boşanma sebebine dayalı açtığı boşanma davalarında genel boşanma sebebi uyarınca verilen boşanma hükmü istinaf edilmediğinden bahisle boşanma hükmünün kesinleştiği ve bu nedenle "zina" hukuki sebebine dayalı davasının istinaf incelemesi safahatinde konusuz kaldığı belirtilmiş ise de kadının özel hukuksal nedenlere dayalı davalarının reddini ve boşanmanın fer'îlerini istinaf etmesi nedeniyle genel boşanma nedenine dayalı kendi davasında verilen boşanma hükmünün kesinleşmesinin söz konusu olamayacağı açıktır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf incelemesi tarihi itibariyle kesinleşmiş bir boşanma kararı olmadığına göre mevcut deliller doğrultusunda özel hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davaların esası hakkında hüküm verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre her dört dava ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden kadının ve erkeğin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.