MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3432 E., 2025/1168 K.
DAVA TÜRÜ : Nüfus
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/176 E., 2021/672 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Somut olayda; davacılar 04.03.1965 tarihinde doğan ... dışında çocukları , kardeşleri olmadığını iddia ederek ...'nın ikizi olarak nüfus kayıtlarına tescil edilen ... 'ın nüfus kayıtlarındaki tescilinin iptalini ve terkinini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir .
2. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir.
3. Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. 5490 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesindeki "yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları…" ibaresi nazara alındığında, herhangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.
4. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35 inci maddesi ile de "Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir" hükmü düzenleme altına alınmıştır. Aynı Kanun’un 36 ncı maddesine göre de; nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır.
5. Kamu düzeni ile ilgili bulunan davalarda hakim, istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır. Zira nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicili oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle hâkim, bu tür davalarda doğru sonucun elde edilmesi için tüm maddi olguları resen araştırmalı, bilimsel çalışmaların ulaştığı bütün olanaklardan yararlanmalıdır.
6.Mahkemece ...'nın ikizi olarak nüfusa tescil ettirilen 04.03.1965 doğum tarihli ...'ın doğum ve yaşamına ilişkin kolluk araştırması yapılmadan, ... 'nın ikizi olarak nüfusa kaydettirilen ... 'nın doğum beyan tutanağı dosya arasına alınmadan, ...'nın okul, hastane ve seçimlerde oy kullanıp kullanmadığına ilişkin kayıtlarda bir araştırma yapılmadan, doğum olayını bilen kişiler arasından resen seçilecek mahalli tanıklar dinlemeden ve ayrıca 04.03.1965 doğumlu iki kız çocuğunun nüfus cüzdanlarının davacı babaya verilmesi halinde davacı babanın bu işlemin ne anlama geldiğinin ve bu işleme karşı bir itirazda bulunup bulunmadığı hususunda davacı babanın isticvabı yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece doğru sonucun elde edilmesi ve tüm maddi olguların tespiti için yukarıda sayılan deliller resen toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmişir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.