MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2234 E., 2025/1315 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/121 E., 2022/238 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m.27-(1)-c).
Dava; kadın tarafından açılan 4271 sayılı Türk Medeni Kanununun (4271 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda hem davalı erkeğin kusur belirlemesi , davanın kabulü ve fer'iler yönünden hükmü istinaf ettiği şeklinde inceleme yapılarak kusur belirlemesi ve davanın kabulü kararının yerinde görülmesi ve erkeğin bu yönlere ilişkin istinaf itirazının reddine karar verilmesi hem de hükümde boşanma aleyhine taraflarca istinaf yoluna başvurulmadığının belirtilmesi kendi içinde çelişkilidir. Bu sırada davacı kadın 03.12.2025 tarihinde öldüğünden Mahkemece yapılacak iş boşanma hükmünün istinaf edilip edilmediğinin , evliliğin boşanma ile mi ölüm ile mi sona erdiğinin tespit edilmesi, ölüm ile sona erdi ise Türk Medeni Kanunun 181/2 maddesi uyarınca karar verilmesinden ibaret olup hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.