MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1930 E., 2025/713 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/693 E., 2024/706 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine kabul edilen yoksulluk nafakası, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ile miktarları ve erkek lehine tazminata hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, erkeğe "alkol kullandığı" vakıasının kusur olarak yüklendiği görülmüş ise de, alkol kullanma vakıasının evlilik birliğinin sarsılmasına etkisinin kanıtlanamadığının, sırf alkol kullanmanın da erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre; davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine dair verilen karara karşı davacı -karşı davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince karşı dava dilekçesinin verilmesi esnasında karşı dava başvuru ve peşin karar harcı alınmadığı gerekçesi ile erkeğin davasında kurulan boşanma, bu boşanmaya bağlı harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, kesinleşen hususlarda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, erkek vekilinin istinaf başvurusunun, gerekçede gösterilen sebeplerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kesinleşen kısımlar hariç olmak ve kazanılmış haklar saklı kalmak kaydı ile kaldırılmasına, kararın kaldırılma nedenine göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince, erkeğin davasında kurulan boşanma, bu boşanmaya bağlı harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, kesinleşen hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, kadının karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Karara karşı davacı- karşı davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı sonrası, erkeğin açtığı asıl davasında kurulan boşanma hükmü istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden kadının açtığı karşı boşanma davası konusuz kalmıştır. Bu husus gözetilmeden İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümle karşı davada boşanma kararı verilmesi hatalıdır. Açıklanan husus gözetilerek konusuz kalan kadının karşı boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava tarihi itibariyle haklılık durumu gözetilerek yargılama giderleri ve vekâlet ücretine karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında kadının ev hanımı olduğu, gelirinin olmadığı, ailesinin yardımıyla geçindiği, kadın tanığı M.P.'nin beyanında kızının çalışmadığını, geçimini kendisinin sağladığını beyan ettiği, kadın tanığı A.C.'nın beyanında kadının şu an servis görevlisi olduğunu beyan etiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince kaldırma kararı sonrası tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında kadının boşanma ile yoksulluğa düşeceği kabul edilerek kadın lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Mahkemece tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası isteminin kabulüne hükmedilmiş ise de; davacı- karşı davalı erkeğin temyiz dilekçesi ile kadının çalışmakta olduğu iddiası karşısında Mahkemece yeniden usulünce sosyal ve ekonomik durumlarının SGK kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, hali hazırda çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, gelir düzeylerinin yakın ya da denk olup olmadığının, kadının kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4.Davacı karşı davalı erkek vekilinin 17.02.2021 tarihli dilekçesinde maddî ve manevî tazminat talebi bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından erkeğin tazminat talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Hal böyle iken Mahkemece erkeğin tazminat talebi hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (2) , (3) ve (4) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşı davanın kabulü, yoksulluk nafakası ve erkeğin maddi ve manevi tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması yönlerinden erkek yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının karşı davanın kabulü, yoksulluk nafakası ve erkeğin maddi ve manevi tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
3.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.