MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/425 E., 2025/948 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/87 E., 2023/925 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine kabul edilen yoksulluk nafakası ve miktarı, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince kadın eşin başka bir erkek ile mesajlaşarak ve bu görüşmeyi gizleyerek erkeğin sadakat duygusunu sarsıcı davranışta bulunduğu, evlilik süresince sık sık çekirdek ailenin birlikte yaşama ve paylaşım içinde olma halini engeller şekilde ailesi ile birlikte zaman geçirdiği, bu durumda kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek karşı davanın reddi, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkek lehine maddî ve manevî tazminata karar verilmiştir. Kararın kadın vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince belirlenen kadının kusurlu davranışlarının yanında, erkeğin eşine ilgi göstermediği, sürekli telefonla uğraştığı, eşinin üzerine yürüdüğü, kıskanç olduğu ve eşine "Sen doğulusun, sen cahilsin, bir şey bilmiyorsun" diyerek onu aşağıladığı, bu duruma göre evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu kabul edilerek karşı davanın da kabulüne, kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile kadının istinaf başvurusunun kabulü ile bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı erkek vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur. Her ne kadar Mahkemece erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğundan bahisle karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü bu nedenle doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.