MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2025/133 E., 2025/218 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm ve ek karar erkek vekili tarafından bozma sonrası aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ile aleyhine hükmedilen tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakalarının esası ve miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 11.03.2025 tarihli kararı ile kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmeyeceğine yönelik yeterli araştırma yapılmaksızın kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bu yönden erkek yararına, iştirak nafakası yönünden ise hükmedilen miktarın toplam mı yoksa her bir çocuk için ayrı ayrı mı hükmedildiğinin anlaşılamaması nedeniyle infazda tereddüt oluşturması yönünden ise kadın yararına bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan sair yönlerden ise kararın onanmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı üzerine uyma kararı veren İlk Derece Mahkemesince verilen temyize konu 16.07.2025 tarihli karar ile; "... kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulü ile kadın yararına 1.000,00 TL tedbir nafakasının (tashih şerhi ile bu miktar olarak düzeltilmiştir) kararın kesinleşmesine kadar devamına, kararın kesinleşmesi ile aylık 2.000,00 TL yoksulluk nafakasının davacı karşı davalı erkekten alınarak davalı karşı davacı kadına verilmesine, kararın kesinleşmesinden bir yıl sonra başlamak üzere yoksulluk nafakasının her yıl TÜİK tarafından açıklanan üfe oranında artırılmasına, kadının iştirak nafakası talebinin kabulü ile; davalı-karşı davacı kadın yararına her bir çocuk yönünden takdir edilen ayrı ayrı 1.000,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına, kararın kesinleşmesi ile ortak çocuklar ... ve ... ... yönünden ayrı ayrı 2.000,00 TL olmak üzere toplamda 4.000,00 TL iştirak nafakasının davacı-karşı davalı erkekten alınarak davalı-karşı davacı kadına verilmesine, kararın kesinleşmesinden bir yıl sonra başlamak üzere iştirak nafakasının her yıl TÜİK tarafından açıklanan üfe oranında artırılmasına, Davalı karşı davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak, davalı karşı davacıya verilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuş, bu hükmün; 11.08.2025 tarihli dilekçe ile erkek vekili tarafından; bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmesine rağmen kadın yararına yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen 28.08.2025 tarihli ek karar ile erkek vekilinin talebinin, 6100 sayılı HMK 304.,305. ve 305/A maddelerindeki şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, asıl ve ek karar yukarıda sınırlandırıldığı şekilde erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın tetkikinden İlk Derece Mahkemesince verilen 05.12.2023 tarihli ilk kararın Dairemizin 18.03.20 25... /5694 Esas ve 2025/2631 Karar sayılı ilamı ile "yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası" yönlerinden bozulduğu, sair yönlerden ise kararın onandığı anlaşılmaktadır. Bozma ilamına uyan Mahkemece bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulması doğru değildir. Hal böyle iken Mahkemece bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen tedbir nafakaları ile vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının tedbir nafakaları ve vekalet ücreti yönünden davacı-karşı davalı erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.