MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1321 E., 2025/1292 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından yapılan tebligatların usulsüzlüğü, davanın kabulü ve istinaf başvurusunun süreden reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır"
2.Aynı Kanunun 32 nci maddesine göre ise, "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur"
3.Yine aynı Kanunun 39 uncu maddesine göre, "Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz" hükümleri düzenlenmiştir.
4.Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi tarafından çıkarılan gerekçeli karar tebligatının davalı kadına 28.03.2022 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapıldığı, ancak tebligatta da ihbarname bırakılmadığı gibi herhangi bir bildirimde de bulunulmadığı, maktu kaşe basıldığı görülmüştür. Davalı kadına yapılan tebligat usulsüz olduğu gibi dosya kapsamından, yapılan tebligat adresinin aynı anda davacı erkeğin ikamet adresi olduğu anlaşılmıştır. Buna göre de hasmın adresine yapılan tebgilat bu yönüyle de usulsüzdür. O halde, davalı kadının gerekçeli karar tebligatından haberdar olduğunu beyan ettiği 15.04.2022 tarihi, gerekçeli kararın tebliğ tarihidir. Bu durumda, davalı kadının 15.04.2022 tarihinde yapmış olduğu istinaf başvurusu süresinde olup istinaf incelemesi için dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, usulsüz tebligat tarihi esas alınmak suretiyle istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı kadının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ek kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesinin davalı kadının istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin 18.04.2022 tarihli ek kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre dosyanın istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden, davalı kadının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.