Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma
Hükümler : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanığın yüzüne karşı verilen 12.05.2011 tarihli kararda kanun yoluna başvuru süresinin "tefhimden itibaren" yerine, yanıltıcı biçimde "tebliğ veya tefhimden itibaren" başlayacağının belirtilmesi karşısında; mahkemece verilen 04.05.2012 tarihli mahkûmiyet hükmünün yok hükmünde olduğu, sanıkların 09.05.2012 ve 14.05.2012 tarihli temyiz dilekçelerinin 12.05.2011 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik olduğu kabul edilerek, yapılan incelemesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tirihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup, itiraz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.