(3402 S. K. m. 14, 26, 36) (492 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Yönetim ve müdahil Fazlı, Mersin Musalı Köyünde yer alan 687 parsel nolu taşınmazın tespitine itiraz etmişler, Yerel Mahkeme davayı kısmen kabul ve kısmen reddetmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastroca,687 numaralı parsel olarak tespiti yapılan taşınmazın, A ve B harfleri ile belirlenen kesimlerinin orman tahdidi içinde kalması nedeniyle orman olarak kabulüne dair ilk karar belirtilen kesimler yönünden temyiz edilmemiş olmakla kesinleşmiş ve kararın C harfi ile işaretlenen kesimi vaki temyiz üzerine Yargıtay Yedinci Hukuk Dairesinin 14.5.1985 gün, 1985/8822-5857 sayılı ilamı ile taşınmazın gerçek hak sahibinin bulunması yönünden bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmakla yeniden yapılan yargılama sırasında; Fazlı, 19.7.1985 tarihinde vermiş bulunduğu dilekçe ile taşınmazın tapu ve zilyetliğe dayanarak kendi mülkü olduğunu ileri sürerek adına tescilini istemiştir.
Bozma doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonunda; C harfi ile 4620 m2 kesimin Fazlı adına tesciline karar verilmiştir. Ancak, hükümden önce yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesine göre, Kadastro Mahkemelerinde asli müdahillik kabul edildiğinden, davaya katılan Fazlıdan 36. maddesi gereğince müdahale harcı alınmadan lehine hüküm kurulması ve toplanan delillerden taşınmazın bu kesiminin müdahil davacıya babasından kaldığı tespit edilmiş bulunması karşısında aynı Yasanın 14. maddesi çerçevesinde babası adına veya babasından kalan diğer vereselere verilen senetsiz arazi miktarının tespit edilip sulu arazide 50 ve kuru arazide 100 dönüm sınırının aşılıp aşılmadığı araştırılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, Hazinenin sair temyiz itirazlarının reddine, Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca harç alınmasına gerek olmadığına, 25.1.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy