(743 S. K. m. 639) (6831 S. K. m. 11/4)
Taraflar arasındaki men'i müdahale davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:
1- İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, çekişmeli taşınmazın ormandan açıldığı, orman sayılan yerlerden olduğu, tanık beyanları ile saptanmasına ve ormanlar üzerindeki zilyetliğin geçersiz bulunmasına göre, davacı ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı ve davalı gerçek kişiler arasında görülen dava, elatmanın önlenmesi davasıdır. Orman Yönetimi, davacı tarafından verilen 23.02.1992 tarihli dilekçe ile davalı sıfatıyla davaya katılmış; Yönetim ise, 08.12.1993 günlü dilekçe ile harcını vererek ve sadece davacı asili davalı göstermek ve tarafların elatmalarının önlenmesini ve taşınmazın orman cinsi ile tapuya tesciline karar verilmesini istemek suretiyle davaya asli müdahalede bulunmuştur. Asli müdahale HUMY.nda düzenlenmemiş, dava ekonomisi bakımından, Yargıtay içtihatları ve öğretide benimsenmiş ve geliştirilmiştir. Ancak asli müdahale asıl taraflar arasında görülen davanın niteliği ile sınırlı olabilir. Başka bir anlatımla, taraflar arasında görülmekte olan dava ne ise, asli müdahale de aynı konuda olabilir. Asıl davanın dışına çıkıp, müstakil dava konusu olabilecek başka taleplerle gelinemez. Somut olayda, asli taraflar arasında görülmekte olan dava, elatmanın önlenmesi davası olduğundan, Yönetimin asli müdahalesi de ancak, o konuda olabilir. Ayrıca, tescil isteminde bulunamaz.
Bundan başka; asli müdahale ile müstakil bir hak talep olunduğundan, bu ayrı bir dava olup, ancak husumet yöneltilen kişi hakkında görülebilir ve hüküm kurulabilir. Olayımızda, Orman Yönetimi harçlı müdahale dilekçesinde sadece davacı asili hasım gösterip, tebligat yaptırdığı halde, tarafların elatmalarının önlenmesini ve tescil istenmiş, yerel mahkeme de talebi kabul ederek, davacı ile birlikte davalı gösterilmeyen ve kendilerine tebligat yapılmayan asıl davanın davalıları hakkında da hüküm kurmuştur.
Ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa hakkı ise Orman Genel Müdürlüğü'ne aittir. Orman Yönetiminin 6831 sayılı Yasaya göre yetkisi, tahdidi yapılmayan yerlerde orman tahdidinin yapılmasını sağlamaktır. Tahdidi kesinleşen ormanlar, 6831 sayılı Yasanın 11/4. maddesi uyarınca harç alınmaksızın tapuya tescil olunurlar. Bu tescil, Medeni Yasanın 639. maddesi kapsamında özel mülk olarak tapuya tescil niteliğinde değildir. Medeni Yasanın 639. maddesinde zilyede tanınan tescil isteme hakkı mülkiyete dayalı bir haktır. Orman Yönetimi, ormanlar yönünden bu maddeye dayanarak bir tescil davası açamaz. 6831 sayılı Yasada ise, tescil davası açma hakkı tanıyan bir hüküm yoktur. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, husumet yöneltilmeyen davalılar hakkında ve tescil istemi yönünden de yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç : Yukarıda 1. bentde açılanan nedenlerle davacı ve davalı gerçek kişilerin sair temyiz itirazlarının (REDDİNE). 2. bentde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alına temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.04.1995 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy