(6831 S. K. m. 1/j) (4785 S. K. m. 1) (3402 S. K. m. 18/2, 20/c) (1086 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Orman Yönetiminin temyizi yönünden;
Dava; Hazine adına tarla niteliği ile tespit olunan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Tespitin niteliği itibariyle orman yönetiminin zorunlu dava arkadaşlığı durumu yoktur. Açıklanan nedenle davalı sıfatıyla davaya katılması ve aleyhine hüküm kurulması usule aykırıdır.
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
a) Çekişmeli taşınmazlarda 444 parsel sayılı taşınmaz 360 parsele revizyon gören 222 nolu vergi kaydının bir sınırı orman okuması nedeniyle miktar fazlası olarak Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Vergi kaydı lehe olduğu kadar maliki aleyhine de delil teşkil eder ve değişebilir sınır itibariyle miktarı ile geçerlidir. Vergi kaydının bir sınırı orman okuduğundan miktar fazlasının sınırda bulunan ormana el atılmak suretiyle oluştuğunun kabulü zorunludur.
Öncesi orman olan yer üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağı genede orman sayılan yer olduğundan, üzerindeki zilyedlik, geçersizdir. Bu parsel hakkında davanın reddi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
b) 494 parsel sayılı taşınmaz 310 parsele revizyon gören vergi kaydının bir sınırı çalılık okuması nedeniyle miktar fazlası olarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit görmüştür.
Yukarıda da açıklandığı gibi vergi kaydı değişebilir sınırlı olduğundan miktarı ile geçerlidir. Sınırdaki çalılık 6831 sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamında orman sayılmayan yer olduğu takdirde kazanılabilir. Karara dayanak alınan bilirkişi raporu bu açıdan yetersiz olup hükme dayanak yapılamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece Devlet ormanları belirlenmiştir. 13.7.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman müdendisleri arasından seçilerek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.3.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.6.1989 ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde Orman Yönetimine iadesine, 30.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy