(1086 S. K. m. 445, 447)
Dava: Taraflar arasındaki iade-i muhakeme talebinin yapılan duruşması sonunda; istemin kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı gerçek kişi, Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine kadastro mahkemesine verdiği yargılamanın yenilenmesi istemli dilekçesinde özetle; 1965 yılında yapılan orman tahdidi ile ilgili tutanakları, dava dilekçesini verdiği 04.11.1998 günü ele geçirdiğini vurgulayarak, Sapanca İlçesi Dibektaşı Köyünde bulunan 161-256-257 sayılı parsellerle ilgili olarak kadastro mahkemesince verilen 1990/23 E, 1991/22 K. sayılı hükmün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1995/514 E, 1996/1930 K. sayılı kararı ile bozulduğunu, bozmaya uygun şekilde oluşan mahkeme kararının da onanarak kesinleştiğini; oysa, 161-256-257 sayılı parsellerle ilgili sahada kesinleşmiş aplike sınırları esas alınarak, taşınmazların 2/B uygulaması ile Hazine adına dışarı çıkarıldığını, bu işlemin yasaya aykırı ve yanlış olduğunu ileri sürerek HUMY.'nın 445/1. maddesine dayanarak, 20. Hukuk Dairesinin 1996/514 E., 1996/1930 K. sayılı hükmü ile kesinleşen kararının, yargılamanın yenilenmesi yolu ile kaldırılmasını istemiştir. İstem, kısmen kabul edilmiş ve karar Hazine ile Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına göre, Dibektaşı Köyünde 1965 yılında orman tahdidi yapılıp kesinleşmiş, 1989 yılında ise, aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılmıştır. Öncelikle, davacı tarafın dayandığı ve dilekçesine eklediği 26-09-1965 ve 30.09.1965 tarihli tutanaklar ilgili dava dosyasında aynen mevcuttur. Bu kez sunulan tutanak örnekleri, birbirini takip etmeyen numaraları içermektedir. Ayrıca, bazı sayfaların da sunulmadığı gözlenmiştir. Davacının ilk itiraz davasına ait Sapanca Kadastro Mahkemesinin 1990/23 E. ve 1991/22 Karar sayılı dosyasında istem, 18.03.1991 günü karara bağlanmış ve Orman Yönetimi ile Hazinenin temyizi üzerine, Dairemizin 04.12.1992 günlü kararı ile yerel mahkemeye iade edilerek, 1965 yılında Dibektaşı Köyünde yapılan ilk orman tahdidi ile ilgili tüm tutanak, harita ve askı ilan örnekleri getirtilip, dosyaya eklenmiş; bu kez, yargılamanın yenilenmesine dayanak olarak gösterilen bu belgelerin aynı olan tutanakların tamamı incelenerek kesin bozma kararı verilmiştir. 26.09.1965 ve 30.09.1965 tarihli (Başkan Turhan Onat, Hukukçu Üye Sabri Alduman, Ormancı Üye Musa Göngör, Ormancı Üye Yusuf Temoçin, Ziraatçi Üye Yusuf Metin, İl Genel Meclis Üyesi Halim Özdoğal, Köy İhtiyar Heyeti Üyesi, Ömer Yıldız) imzalarını taşıyan aynı tutanaklar temyiz incelenmesine esas olmak üzere getirtilip dosyasına konulmuştur. Dayanılan belgeler bozma kararından önce dosyadaki yerini almış ve incelenmiştir. Dayanılan tüm belgeler incelenmiş olarak temyizde de aynı nedenler ileri sürülmüş olduğu halde, 16.02.1996 tarihinde kesin bozma kararı verilmiş, karar düzeltme istemi gerekçeli olarak 11.06.1996 tarihinde reddedilmiş ve dosya yerel mahkemeye iade edilmiştir. İddianın içeriğindeki konu bir an için varsayılsa dahi, davacının bu olgu içinde özellikle dava sırasında olaya muttali olmaması yada olamaması düşünülemez. Zira, yukarıda açıklanan ve takibeden olayların tarihine, tutanaklar dosyada yer aldığına, oluşan zamana göre belgelerin elde edildiği ileri sürülen tarih gerçeği yansıtmaz. Bu fiili ve hukuki olgu karşısında tutanakların, yargılamanın yenilenmesinin istendiği 04.11.1998 günü ele geçirildiği yolundaki iddia dayanaksız kalır ve HUMY.'nın 447. maddesinde yazılı süre kuralları ile bağdaşmaz. Ne var ki, davacının dilekçesinde ileri sürüdüğü tarih ve içeriğe göre işin esası incelenmiştir. Dayanak HUMY.'nın 445/1. maddesi olduğuna göre, davalı tarafın fiiline binaen ve mücbir sebeple belgenin elde edilememiş olması, ayrıca, karşı düşünceye göre, aynı yasanın 445/7. maddesinde yer alan (hükme müessir hile ve huda kullanılmış olması) ve bunların kanıtlanması gerekir. Esasen, bu belgelerin tamamı Orman İşletme Müdürlüğünde mevcut olup, davacının ele geçirmemesi, bu belgelere ulaşamaması için, Orman Yönetiminin hangi fiili olgu ve mücbir sebep yarattığı, belgelerin ele geçirilmesini önleme yolunda ne gibi bir davranış gösterdiği, nasıl bir hile ve huda kullandığı ve davacıya karşı neden bu yollara başvurduğu açıklanmadığı gibi, bu yolda somut bir iddia, sebep ve kanıt dahi gösterilmemiştir. Bu nedenle, yalın bir açıklamadan ibaret olarak Orman Yönetiminin bu belgeleri gizlediği ve mahkemeye vermediği, hile huda kullandığı yolundaki savı dayanaksız kalmıştır. Kaldı ki, ilk açılan dava aplikasyon ve 2/B uygulamasına itiraz olup, mahkemece o yoldaki sav ve savunmaya göre araştırma yapılarak hüküm kurulmuş, Dairemiz eksik belgeleri tamamladığı halde, yani bugün dayanılan belgeler de getirtilip incelenmiş olarak aynı iddialar da tekrar edilmiş olmasına rağmen, tüm tutanak ve haritaları inceleyerek ve kanıtları irdeleyerek kesin bozma kararı vermiştir. İleri sürülen tutanaklar yeni bir delil olmayıp, dosyada var olduğu gibi, davalı Orman Yönetiminin bu belgeleri gizlemesini gerektiren bir neden de mevcut değildir. Hiçbir kurum, resmi merci ve kişilerin istemini gerekçesiz ve sebepsiz reddedemez. Bu nedenle, davacının belge isteyip de reddedildiği, yada fiili bir olgu yaratılarak gizlendiği, hile huda kullanıldığı yolunda somut bir iddiası olmadığı gibi, herhangi bir kanıtta gösterilmemiştir. Hükme esas her türlü belge, hem Orman Yönetiminde, hem mahkemede mevcuttur. Herhangi bir belgenin (Esbabı mücbire veya lehine hükmolunan tarafın bir fiili davranışı nedeniyle) ortaya konmamış olması söz konusu değildir. Bu olgu, yeni gelişmiş bir olay ya da yeni bir delil değildir. İlk dava dilekçesinde yanlış uygulama yapıldığı en başta ileri sürülmüş, dava bu sava göre yürütülmüş, verilen karar kesin olarak bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, davayı reddetmiş ve karar onanmış, karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelenmiş ve dava edilen kesimlerle, dava edilmeyen kesimler belirlenip, istem gerekçeli olarak reddedilmiş ve kesinleşmiştir. Yanlış uygulama savı, temyiz ve karar düzeltme aşamasında da incelenmiştir. Belgelerin ortaya konulmaması yolunda somut bir olay, gerekçe ve kanıt gösterilmemiştir. Şöyle ki, istenip de gönderilmeyen bir belge ile başvurulan ve kanıtlanan hile, huda söz konusu değildir. Orman İşletme Müdürlüğünden herhangi bir belge temin edilememesi ya da Yönetimin kasden belge saklaması, yok etmesi, hile yapması söz konusu olmadığına-olamayacağına, kişi ve kurumların bunları her zaman temin etme olanağı bulunduğuna göre, aksine bir düşüncenin kabulüne yer yoktur. Kaldı ki, değinilen tutanaklar ve kanıtlar dosyada yerini almıştır. Sapanca Kadastro Mahkemesinin 997/3 Esas-997/85 Karar sayılı dosyasında gerekli belgeler mevcut olarak bu olguların tümü incelenmiş, irdelenmiş ve kurulan hüküm 18.03.1991 tarih, 990/23 E., 991/22 Karar sayılı hükmün temyiz incelemesi sırasında sav ve savunmaya göre gerekli görülen başka belgeler dahi getirtilip incelenmiş olarak 16.02.1996 tarihli 996/514-1930 sayılı kararla mahkeme kararı bozulmuştur. Karar düzeltme istemi 11.09.1996 tarih 996/9997 E., 996/10501 sayılı kararla ve gerekçeli olarak reddedilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen hususların tamamı temyiz ve karar düzeltme aşamasında da ileri sürülmüş, hepsi Dairemizce incelenip, karar düzeltme istemi reddedilerek, bozmaya uygun karar onanmıştır. Belge temini konusunda davalı Yönetim tarafından belge temininin zorla engellenmesi söz konusu olmadığı gibi tüm ilanlar, tutanaklar, haritalar ve askı ilanları dosyada mevcut olup, tamamı irdelenerek karar verilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi sebepleri HUMY.'nın 445. maddesinde sıralanmıştır. Maddede tanımı yapılan sebeplerden hiçbiri olayda mevcut olmadığı gibi, özellikle 1. ve 7. fıkranın varlığını ileri sürmek de olanaksızdır. Zira, resmi kurumların belge saklamasına olanak ve gerek olmadığı gibi, gerek bu yolda gerek ihtiyaç duyulan belgenin sağlanmasını ilgili kurumun hangi şekilde engellediği ve hile yaptığı yolunda da bir sav ve kanıt mevcut değildir. Tahdit-aplikasyon ve 2/B uygulaması ile ilgili olarak belirlenen orman yasaları çerçevesinde uygulama ve keşif yapılarak, ilgili tutanak ve haritalar uygulanmış, düzenlenen rapor ve krokilere göre hüküm kurulmuştur. Gösterilen sebepler temyiz sebebidir ve temyiz aşamasında incelenmiştir. Yeni belge, yeni delil değildir. İleri sürülen tüm belgeler Orman Yönetiminde ve dosyada mevcuttur. Belge teminine engel olacak bir neden yoktur ve tüm belgeler alınıp incelenerek, irdelenerek hüküm kurulmuştur. Bütün bu nedenlerle HUMY.'nın 445/1. ve 7. maddesinde belirlenen sebepler var olmadığı gibi, tadat edilen diğer fıkralarda yazılı yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebeplerden hiçbirine uygun düşmeyen bu yoldaki istemin reddi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10.04.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy