(6831 S. K. m. 2/B) (3402 S. K. m. 22)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi 5.10.2000 havale tarihli dilekçeyle, Ocaklar köyü Fatyo Burnu Mevki 1675 parsel sayılı 8125 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından bahisle Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmişse de parselin bir bölümünün 1054, 1055 ve 1058 parsel numaraları ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline ilişkin tarafları bağlayan kesin hüküm bulunduğunu, bu nedenle 1675 numaralı parselin 1054, 1055 ve 1058 numaralı orman parseli ile çakışan bölümlerinin iptalini istemiştir. Mahkemece; 1054, 1055 ve 1058 numaralı orman parsellerin kesin hüküm sonucu tapuya tescil edildiğine göre aynı yerin 2/B madde uygulaması sonucu sonradan 1675 parsel numarası verilerek tapuya tescil edilmesinin hukuki değerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 1986 yılında yapılmış 18.12.1986 tarihinde ilan edilmiştir.
Bu yerde 1985 yılında yapılan genel arazi kadastro sırasında 1054, 1055 ve 1058 numaralı parseller Hazine adına tespit edilmişse de, Orman Yönetimi ile bir kısım gerçek kişilerin açtığı dava sonucu 1054-1055 numaralı parseller kadastro mahkemesinin 6.11.1991 gün 1988/66-102 sayılı 1058 numaralı parselde 30.11.1992 gün ve 1992/107-67 sayılı kesinleşen kararları ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, yörede orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sonucu XXI poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan, ancak, yukarıda sözü edilen davalar nedeniyle 2/B madde uygulaması kesinleşmeyen taşınmaz 8125 m2 yüzölçümü ve 1675 parsel sayısı ile 8.2.1991 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Mahkemece 19.4.2001 tarihinde yapılan keşif sonunda, fen bilirkişisi Mehmet Fazlı Kaya tarafından düzenlenen 26.6.2001 tarihli rapor ve krokide, 1675 sayılı 2/B parselinin 1054, 1055, 1058 ve 1056 numaralı kadastro parsellerinin bazı bölümü çakıştığını bildirmiş, ancak çakışan bölümlerin yüzölçümünü hesaplamadan, kesin hükümlere rağmen mükerrer olarak oluşturulan 1675 numaralı parselin tapu kaydının iptal edilebileceğini açıklamıştır.
Orman Yönetimi tarafından 18.7.2000 tarihinde düzenlenen inceleme raporunun 18. bendinde de; aynı görüşlere yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre Orman Yönetimi ve Hazinenin taraf olduğu ve bu yönetimleri bağlayan, kadastro mahkemesinin 9.11.1991 gün ve 1988/16-102 ve yine 30.11.1992 gün ve 1992/107-67 sayılı kesin hükümle sonucu 1054, 1055 ve 1058 numaralı parseller orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve mevcut davalar nedeniyle 1987 tarihli 2/B madde uygulaması kesinleşmediği halde 2/B madde uygulama sahasına 1675 parsel numarası verilerek, aynı yerin tapuya tescil edildiği, bu haliyle 1675 numaralı parsel tapusuna kesinleşen mahkeme kararı ile oluşturulan 1054, 1055 ve 1058 numaralı parsellerin tapuları karşısında mükerrer ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle değer verilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bir taraftan 1054, 1055 ve 1058 numaralı parseller hakkında kesin hüküm bulunduğu ve kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması sonucu daha sonra oluşturan ve bu parsellerle çakışan 1675 numaralı parselin yasal değerinin bulunmadığını kabul etmiş, diğer taraftan bu gerekçesiyle çelişir biçimde davayı red ederek aynı yer için mükerrer oluşturulan 1675 numaralı parsel tapusuna geçerlik tanımıştır.
3402 sayılı kadastro yasasının 22/1 maddesi hükmüne göre "evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Yasasının 934 üncü maddesine göre işlem yapılır" somut olayda tapusunun iptali istenen 1975 numaralı parselin bir bölümünün daha önce kadastro sırasında 1054, 1055 ve 1058 numaralı parsel numarası ile tespiti yapılan ve kesinleşerek Hazine adına tescil edilen orman parselleri içinde kaldığı anlaşıldığına göre, bir harita mühendisi ya da bir fen memuru aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1054, 1055, 1058 ve 1675 numaralı parsellerin krokileri uygulanarak, 1675 parselin 1054, 1055 ve 1058 parsel ile çakışan bölümleri belirlenip, yüzölçümleri hesaplattırılarak keşif ve uygulamayı izlemeye olanak veren kroki düzenlettirilmeli ve 1675 numaralı parselin 1054, 1055 ve 1058 numaralı orman parselleri ile çakışan bölümleri saptanarak 1675 numaralı parselin 1054, 1055, 1058 numaralı orman parselleri ile çakışan bölümünün ifrazen iptaline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 14.2.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy