(3402 S. K. m. 4) (6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında A... Köyü 107 ada 11-12-13 parsel sayılı sırasıyla 7927,85 m2, 5362,90 m2, 5461,600 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, orman savı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Kadastro sırasında, 107 ada 11, 12, 13 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmişlerdir. Askı ilanı süresi içerisinde Orman Yönetimi, orman savı ile dava açmış, mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, dava konusu 107 ada 11, 12, 13 parsel sayılı taşınmazların 1957 tarihli memleket haritasında yeşil renkte ormanlık alanda, hava fotoğrafında açık alan, amenajman planında ziraat alanında gözüktüklerini, orman tahdidinde ise orman tahdit sınırları dışarısında bulunduklarını, sonuçta orman sayılmayan yerlerden oldukları belirtilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu Ağa Köyü mülki sınırları içerisinde bulunan ormanların 3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulamalarına esas olmak üzere, 6831 Sayılı Orman Kanununun 1. maddesine göre orman sınırlarının tespit çalışmaları yapıldığı halde, mahkemece dava konusu taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve amenajman planında ziraat arazisi olarak gösterildiğinden bahisle, Orman Yönetiminin davasının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi ve kadastro çalışma alanı sınırında orman bulunduğu taktirde; durum çalışmaya başlamadan iki ay önce Orman Genel Müdürlüğüne bildirilir. Bu yerlerin orman sınırlaması ve orman sınırları dışına çıkarma işlemleri 6831 Sayılı Orman Yasası hükümlerine göre orman kadastro komisyonlarınca tespit ve haritasına işlenerek tutanaklar ile birlikte kadastro ekiplerine teslim edilir. İki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu yasa hükümlerine göre yürütülür. Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde "ORMAN KADASTROSU İŞLEMLERİ DE İKMAL EDİLMİŞ SAYILIR." hükmünü taşımaktadır. Bu tespite karşı itiraz davasının askı ilan süresi içerisinde açıldığına göre, orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemez. Bu nedenle, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki durumları, ilk kez yapılan tahditlerde memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanmak suretiyle saptanabilir. Taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş tahdit olmayıp, ilk kez tahdit ve tespit yapıldığına göre değinilen belgelere göre yapılan saptamanın esas alınması gerekir. 1957 tarihli memleket haritasında orman olarak gözüken taşınmazlar için vergi kaydı ve zilyetlik yolu ile toprak kazanımı olanaksızdır. Yukarıda belirtilen nedenlerle, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan hususlar gözetilerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar vermek gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27/03/2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy