(3402 S. K. m. 4, 7)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve müdahalenin men-i davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Abdurrahmanlı Köyü, 122 ada 21 parsel sayılı 19800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi orman iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimince temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen çekişmeli 122 ada 59 parsel sayılı taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre konumlarını belirttiği raporu, memleket haritası ile irtibatlı kroki düzenlenmediğinden denetlenemediği gibi, yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman sınırları belirleme çalışmasının yapılıp yapılmadığı da, dosyadaki bilgi ve belgeden anlaşılamamaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi "kadastro çalışma alanı sınırında orman bulunduğu taktirde; durum çalışmaya başlamadan 2 ay önce Orman Genel Müdürlüğüne bildirilir. Bu yerlerin orman sınırlaması ve orman sınırları dışına çıkarma işlemleri 6831 Sayılı Orman Yasası hükümlerine göre orman kadastro komisyonlarınca tespit ve haritasına işaretlenerek tutanaklar ile birlikte kadastro ekiplerine teslim edilir. İki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenememesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu yasa hükümlerine göre yürütülür. Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde ORMAN KADASTRO İŞLEMLERİ DE İKMAL EDİLMİŞ SAYILIR" hükmünü taşımaktadır. Buna göre, çalışma alanındaki orman sınırları ister orman kadastro ekiplerince iki ay içinde yapılsın, isterse daha sonra arazi kadastro ekiplerince belirlensin, orman kadastro işlemlerinin tamamlanmış olduğu kabul edilecektir.
Mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. O halde çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmalarına başlamadan evvel 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesine göre Orman Genel Müdürlüğüne bildirim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sonucunun ne olduğu, Orman Genel Müdürlüğünce bu madde hükmüne göre işlem yapılmışsa, ilgili harita ve tutanaklar bulunduğu yerden getirtilip, dosya ikmal edilmeli, bundan sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman sınırlandırma çalışmaları ile ilgili harita ve tutanaklar yerine uygulanarak, taşınmazın bu belgelere göre konumu belirlenmeli, Orman Genel Müdürlüğüne bildirim yapılıp, 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesine göre çalışma yapılmamış ise, yukarıda açıklandığı gibi, genel kadastro komisyonunca yasanın tanımladığı biçimde, orman sınırları saptandığı taktirde kadastro çalışma alanı sınırının, kadastro ekiplerince belirleneceği, bu halde de orman kadastro işlemlerinin ikmal edilmiş sayılacağı, genel kadastro komisyonunun değinilen biçimde 4. madde uyarınca işlem yapmadığı ahvalde orman tahdidinden söz edilemeyeceği göz önüne alınmalıdır.
Değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu gözetilerek, orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09/04/2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy