(1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; "Dava konusu parselin A kısmının orman olarak Hazine adına, B kısmının ise davalı adına tesciline karar verildiği, orman bilirkişi raporu ile fen memuru raporlarının birbiri ile çelişkili olduğu, ibraz edilen tapu kayıtlarının uygulandığı, taşınmazın öncesinin ne ve kime ait olduğu, zilyetliğin başlangıç tarihi yönünde yerel bilirkişi beyanı alınmadığı, yitik kimselere ait olup olmadığının kesin olarak belirlendiği"ne işaret edilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece davacı Hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığı ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; bozma kararından önce verilen orman mühendisi Ökkeş Hatunoğlu tarafından düzenlenen 4.11.1988 tarihli raporda, taşınmazın güneybatı köşesinde A işaretli kırmızı renge boyalı bölümün orman sayılan yerlerden olduğu belirtildiğinden bu bölümün orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmeyip, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine, davalının aleyhine bozulmuştur. Mahkemece yeniden usulünce yapılan incelemede taşınmazın bu kez tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek davalı adına tesciline karar verilerek Hazine ve Orman Yönetimi lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmiştir.
Diğer taraftan, 4.11.1990 tarihli bozma kararına uyulduğu halde, 2. maddesi uyarınca gerekli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bozma kararına uyulmakla lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak, mahkeme için de, o doğrultuda araştırma ve inceleme yapma yükümlülüğü doğar.
O halde, mahkemece yapılması gereken iş: önceki bozma kararının 2 nolu bendi uyarınca bölgeye ilişkin belirtme tutanakları ile Hazinenin dayandığı tapu kayıtlarının dayanağı olan Toprak Tevzi haritaları Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden getirtilerek ve Hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarının yörede 1982 yılında yapılan kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği, görmüşse, hangi parsellere revizyon gördüğü, tapu sicil müdürlüğü ile kadastro müdürlüğünden ayrı ayrı sormak ve ilgili tutanak örneklerini getirtmek, çekişmeli parsele komşu 516, 517, 519 numaralı parsellerin tutanak örnekleri ile dayanağı kayıt ve belgeleri istemek, bundan sonra taşınmaz başında yapılacak keşifte bunları uygulamak, Hazinenin tutunduğu tapu kaydı taşınmaza uyuyorsa, buna göre; uymuyorsa; önceki bozma kararında orman sayıldığı bildirilerek Hazine adına tesciline karar verilen 4.11.1988 tarihli Orman Mühendisi Ökkeş Hatunoğlu'nun düzenlediği krokide A işaretli bölümün uzman bilirkişiye yüzölçümü hesap ettirilerek bu kısmın ifrazen orman niteliği ile Hazine adına tesciline, geriye kalan bölümün de toplanan delillere göre davalı adına tesciline karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 09/04/2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy