(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Armutluyazı Köyü 111 ada 62 ve 89, 103 ada 64 ve 69 parsel sayılı sırasıyla 3365.36 m2, 17019.68 m2, 4084.05 m2, 5753.36 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesiz olarak tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve dava konusu parsellerden 111 ada 89 sayılı parselin A 653.38 m2 ve B 581.30 m2 bölümlerinin, 111 ada 62 sayılı parselin A 1937.62 m2nin 103 ada 64 sayılı parselin A 229.90 m2nin, 103 ada 69 sayılı parselin A 243.01 m2nin orman niteliği ile Hazine adına, 111 ada 89 sayılı parselin C 15785.01 m2nin ve diğer parsellerin B ile belirtilen 1427.74 m2, 3854.12 m2, 5510.34 m2'lik bölümlerinin davalı adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1-) İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, kararın dayandığı gerekçeye göre, davacı Yönetimin çekişmeli 111 ada 62 ve 103 ada 69 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Yönetimin çekişmeli 111 ada 89 ve 103 ada 64 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeteri değildir. Bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 111 ada 89 sayılı parselde 2521, 2522, 2523, 2524, 103 ada 64 sayılı parselde 2641, 2642, 2643 orman sınırlarını birleştiren hatlar ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide aynı noktaları birleştiren hatlar arasında benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile krokiler çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit hattı ile çelişen krokilere dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı Yönetimin 111 ada 62 ve 103 ada 69 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- 2. bentte açıklanan nedenlerle, Yönetimin 111 ada 89 ve 103 ada 64 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16.04.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy