(743 S. K. m. 639) (1086 S. K. m. 74, 388, 389) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Yüreğir İlçesi, Suluca ve Dağcı Köyü Sacçı ve Kökündibi mevkilerinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı Suluca Köyünde 45 dekar, 2. sırasında yazılı Dağcı Köyünde 9 hektar olarak yazılı taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile krokide AR11000 m2, BR37000 m2 toplam 68000 m2 taşınmazın davacıların payları oranında adlarına tescile karar verilmiş, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairemizce 22.05.1996 tarihinde husumet yöneltilmesi ile eksik inceleme ve araştırmadan bozulmuş, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda bu kez yine taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile Yüreğir İlçesi-Suluca ve Dağcı Köylerinde fen bilirkişisinin 16.04.2000 tarihli rapor ve krokisinde AR11.000 m2 kırmızı boyalı yer ile, BR57000 m2'lik yerin davalı adına olan tapusunun iptali ile veraset ilamı gereğince hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 23.09.1959 ve 19.11.1960 tarihlerinde yapılmış ve sonuçları 03.05.1963-03.06.1963 ve 15.05.1963-14.06.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişilerce resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve buna göre hüküm kurulmuşsa da, çekişmeli taşınmazların doğu, batı, kuzey hudutlarında çalılık dere ve çam sınırları bulunduğu yerel bilirkişice açıklandığı halde, bu yönler krokide gösterilmediği gibi, bunlarla taşınmazlar arasında ayırıcı unsur olup olmadığı açıklanmamıştır.
1- 589 parsel kuzeyinde kalan taşınmaz için 45 dekar, 120 parsel kuzeyinde kalan bölüm için 9 dekar olmak üzere toplam 54 dekar yer dava edildiği halde, H.Y.U.Y.nın 74. maddesindeki istekten fazlaya hüküm verilemez ilkesi göz ardı edilerek fen bilirkişi krokisinde A harfi ile gösterilen 11 dekar, B harfi ile gösterilen 57 dekar olmak üzere toplam 68 dekar yerin tesciline karar verilmiş olması,
2- Ayrıca; dava, tapusuz taşınmazın tapuya tescili isteğine ilişkin olduğu halde, davada iptali istenen tapu kaydı varmış gibi, infazda tereddüde yer verecek biçimde H.Y.U.Y.nın 388 ve 389. maddelerine aykırı olarak hangi tapunun iptaline karar verildiği açıklanmadan iptal ve tescile karar verilmesi,
3- 3402 sayılı yasanın 14/1-2 maddeleri uyarınca mahkemece yapılan belgesiz araştırmasına verilen cevapta, davacıların senetsizden aldığı yer olmadığı bildirilmişse de, davacılar mirasen intikale ve eklemeli zilyetliğe dayandıklarına ve murisleri Murat 1965 ve Cennet'te 1984 yılında öldüğüne, Cennet ve Murat Can adına belgesiz zilyetliğe dayalı 66.800 m2, 120 parsel sayılı 4500 m2, 121 parsel sayılı 4050 m2 yüzölçümündeki 589 sayılı parsel yine Cennet adına belgesizden tespit ve tescil yapıldığına, şimdi de adlarına tescile karar verilen yerle birlikte 68000 m2, 66800 m2 ki toplam: 143.350 m2'ye ulaştığına göre bu durumda, 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde anılan 40-100 dönüm kısıtlamasının aşılıp aşılmadığı da hüküm yerinde tartışılmamış olması,
4- Ayrıca; çevre parsel tutanaklarının revizyon tapu ya da vergi kayıtlarının taşınmazlar yönünü ne okuduğu yerel bilirkişi ve fen bilirkişi yardımıyla uygulanarak belirlenmemiş, Komşu 589, 121, 120, 588, 587 parseller senetsizden tespit edilmesine göre, bu parsellerin güneyinde kalan; 119 parsele uygulanan mart 1938 tarih 52 nolu tapu kaydının şimalen Kah, Şarken çamlık ve hali okuduğu,
Yine 119 parsele uygulanan 339 tahrir nolu vergi kaydının, kuzeyde Kah, doğuda dere, komşu; 117 ve 118 parsellere uygulanan Ağustos 1319 tarih 14 nolu tapu kaydı Şimalen Kah, Şarken çamlık ve hali, Mart 1328 tarih 15 nolu tapu kaydı Şimalen kireç ocağı ve Durmuş ve Şarken Şif ve Mehmet tarlası okuduğu göz önünde bulundurularak çevre parsellere ilişkin tapu ve vergi kayıtlarının uygulanmaması, kayıtlarda okunan çamlık, Kah ve Şif hudutlarının neresi olduğu, bu hudutların nereyi gösterdiğinin saptanmaması ve bu yerlerin kamu malı niteliğinde zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının araştırılmaması ve değişir sınırları içeren kayıtların miktarı ile geçerli olduğunun düşünülmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 30.04.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy