(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Zafer Mahallesi 207 ada 8, 9, 11, 12, 13 parsel sayılı sırasıyla 24926 m2, 11266 m2, 10989 m2, 10668 m2, 27450 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Salih tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılmış olan orman tahdidine itiraz ve tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece çekişmeli 9, 11, 12, 13 parsellerin davacı gerçek kişi adına, 8 parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine ve kadastro tespitine itiraz,niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1988 yılında yapılarak 20.4.1989 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacı adına tescile karar verilen 207 ada 9, 11, 12, 13 numaralı toplam 60375 m2 yüzölçümünde olan parsellerin davacının miras bırakanı Mustafa ile Orman Yönetemi arasında görülen ve kesinleşen 1948/175-1050/258 sayılı orman tahdidine itiraz davası sonucu orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, mahkemece kesin hüküm göz önünde bulundurularak hüküm kurulduğu, davacı ve miras bırakanın taşınmaz üzerinde eklemeli zilyedliğinin tespit ve dava tarihine kadar 20 yıldan çok fazla olduğu saptandığına göre, Orman Yönetiminin tüm, Hazinenin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi hükmüne göre bir çalışma alanı içinde belgesiz olarak bir kişi adına ancak en fazla sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönüm kadar taşınmazın tespit ve tescil edileceği düşünülüp, bu konuda aynı maddede öngörülen biçimde araştırma yapılmamış olması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin tüm, Hazinenin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Hazinenin ikinci bende açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.5.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy