(3402 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın açılmamış sayılması yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece; (davacı vekiline duruşma gününün meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesine rağmen 3402 sayılı yasanın 28/2. maddesi gereği ilk duruşmaya kadar sebep ve delillerini dilekçe veya ilk oturuma gelmek sureti ile bildirmesi, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı ihtar edilmesine rağmen, dava sebep ve delillerini bildirmediği gibi, ilk oturuma da bila mazeret iştirak etmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına) karar verilmiştir.
Oysa davacı vekili, dava dilekçesinde dava sebebini ve dayandığı delillerini açıkça bildirmiştir. Dayanılan tapu kaydı ile vergi kaydının tarih sayı ve numarası dava dilekçesi içeriğinde ve ekinde açıklanmış, veraset ilamı dilekçeye ayrıca eklenmiştir. Bu durumda davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. 3402 sayılı yasanın 28/2. maddesi hükmü, davacı tarafın dava sebep ve delillerini dava dilekçesinde bildirmemesi durumlarında uygulanır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 3402 sayılı yasanın 28. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gibi, davacı vekilinin duruşma gününe ilişkin mazeret dilekçesi de dosyaya havale edilmiştir.
Bu durumda; işin esasına girilerek tarafların dayandıkları delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yasa hükmünün yanlış yorumlanarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17.09.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy