(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m.45) (4785 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 19.12.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.05.2001 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Karaköprü Belediye Başkanlığı vekili Av. Abdullah Sürmez geldi, temyiz edenler Orman Yönetimi ve Hazine vekili gelmediler, karşı taraftan Hasan Ş. vekili Av. Ahmet Elçi geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hasan Ş., 24.02.1998 tarihli dava dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği Karaköprü Köyünde yer alan yaklaşık 26.000 m2 miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639.maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, Orman Yönetimi de davaya müdahil olmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, fenci krokisinde gösterilen 23 560.70 m2'lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve Karaköprü Belediyesi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın Medeni Yasasın 639. maddesi hükmüne göre tesciline ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde tapulama çalışmaları 1962 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmaz tespit harici bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; keşifte bilgisine başvurulan uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında taşınmazın konumunun ne olduğunun belirtilmediği, uzman olmayan fenci bilirkişiler tarafından taşınmazın konumunun memleket haritası ve hava fotoğrafında gösterildiği, Hazinenin mera iddiası bulunduğundan usulüne uygun mera araştırması da yapılmadığı gibi kadastro paftalarının düzenlendiği tarih de sorulmamıştır. Yetersiz bilirkişi raporu ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Öncelikle kadastro müdürlüğüne yazı yazılarak, kadastro paftasının düzenlendiği tarihin tespit edilmesi ve bu tarihten başlatılarak 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin saptanması gerekir (Hukuk Genel Kurulu 11.10.2000 gün ve 2000/8-1264-2000/1250 sayılı kararı). Paftanın düzenlendiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolmuş olması karşısında ise aşağıda belirtilen araştırma ve incelemelerin yapılması zorunludur.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan 25-30 yaşlarındaki antepfıstığı ağaçlarının, davacı tarafından mı yoksa "Gölpınar Ağaçlandırma Uygulama Projesi" kapsamında Orman Yönetimi tarafından mı dikilip dikilmediği araştırılarak, belirtilen proje kapsamı ile krokilerin taşınmaza uygulanarak tespit edilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde; Hazinenin mera iddiası bulunduğu gibi komşu 269 parsel sayılı taşınmaza uygunluğu Tapulama Mahkemesinin 1962/41 Esas, 1965/25 sayılı kararı ile belirlenen 05.05.1948 tarih, 24 nolu tapu kaydının doğu hududunun mera okuduğundan mera araştırmasının da yapılması gerekir. Bu nedenle bir mera tahsis kararı olup olmadığının Kaymakamlık, Özel İdare Müdürlüğü, Köy Hizmetleri, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmalı, taşınmazın başında yapılacak keşifte komşu köylerden seçilecek mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlenmesi, komşu parsellere ilişkin kayıtlı belgelerin uygulanması, taşınmazın niteliği konusunda bilirkişi, tanıklar ile uzman ziraatçı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınması, çekişmeli parselin kadimden beri mera olarak kullanılıp, kullanılmadığının etraflıca sorulması, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma yapılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi, Hazine ve Karaköprü Belediye Başkanlığı'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 97.500.000. TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalı Karaköprü Belediyesi'ne verilmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde Orman Yönetimi ve Belediye Başkanlığına iadesine 11/12/2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy