(3402 S. K. m. 14, 18/2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Bulgurca-Çamköy Köyü 2548 ve 2541 parsel sayılı 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan taşınmazlar hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı tarafından açılan tescil davası olduğundan, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 30.09.1975 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazların öncesinin kesinleşen 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken yörede 1975 yılında 1744 sayılı yasanın 2. maddesi hükmüne göre Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve bu işlemin kesinleşmesinden sonra Ağustos 1999 tarihinde 2525 parsel numarası verilerek Maliye Hazinesi adına tescil edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi, mahkemece yapılan araştırma ve uygulama sonucu da çekişmeli taşınmazların 1744 sayılı yasanın 2. madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan yerlerden olduğu saptanmıştır. Taraflar arasındaki çekişme Hazine adına 1744 sayılı yasa hükümlerine göre orman rejimi dışına çıkarılan taşınmazların zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18/2. maddesi hükmüne göre yasaları uyarınca devlete kalan taşınmazlar zilyetlikle kazanılamaz. 1744 sayılı yasanın 2. maddesinde tapusuz taşınmazların Maliye Hazinesi adına orman rejimi dışına çıkarılacağı açıkça yazılıdır. Bu nedenle, bu tür taşınmazların yasaları uyarınca Devlete kaldığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılmayacağı kabul edilmelidir. Diğer taraftan; orman rejimi dışına çıkarmanın amacı: gerek 1961 Anayasasının 1255 sayılı yasa ile değişik maddelerinde ve gerekse 1982 Anayasasının 169. ve 170. maddeleri hükümlerine göre bu yerlerin orman rejimi dışına çıkartılmasından sonra orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsis etmektir. Diğer taraftan 1948 yılında kesinleşen ve o tarihte yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Orman Yasasının 13. maddesinin emredici hükmü uyarınca orman niteliği ile tapuya tescil edilen taşınmazın nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde cinsi orman değil ve fakat Devletin özel mülkü olarak yine tapu sicilinde Hazine adına kayıtlı olma halini sürdürecektir. Somut olayda, orman rejimi dışına çıkarma işlemi kesinleştikten sonra dava konusu taşınmazın ormandan ifraz edilerek Hazine adına 2525 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği de anlaşılmaktadır. Tapuda kayıtlı taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı mülkiyet hukukunun temel prensiplerindendir. Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazların niteliğine göre imar-ihya ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu düşünülemez. Davanın reddine karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 15.10.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy