(3402 S. K. m. 4, 20, 21, 32)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında İlyas Köy 125 ada 5 parsel sayılı 33001,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, orman iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; 23.04.2001 tarihli orman yüksek mühendisi kurulu tarafından verilen raporda taşınmazın % 10 eğimli 1957 tarihli memleket haritasında yeşil renkte boyalı maki alanı olduğu, keza hava fotoğrafında da maki alanı olarak gözüktüğü, amenajman planında bozuk meşe baltalığı olarak gösterildiği açıklandıktan sonra taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin ne suretle belirlendiği anlaşılamamaktadır. Taşınmazın eğiminin % 12'nin üzerinde olması durumunda orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan makilik vasfı ile orman sayılan yer olarak kabulü gerekeceğinden, mahkemece kadastro müdürlüğünden münhanili kadastro paftası getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında seçilecek orman mühendisi ve fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılarak; münhanili kadastro paftasından da yararlanılmak suretiyle taşınmazın gerçek eğimi belirlenmeli, dayanak vergi kaydı, komşu parsel dayanak kayıtları ile birlikte yöntemince zemine uygulanmalı, taşınmazın aslı orman değil ise, dayanak vergi kaydının hududunda yazılı eneç (orman) ve çalılık hudutları değişir ve genişletilebilir nitelikte olmakla miktarıyla geçerli kayıt olup, kayıt miktar fazlasının ormandan açma yapmak suretiyle kazanılmaya çalışıldığı, süresi ne olursa olsun zilyetlik ve tapu ile ormandan toprak kazanılamayacağı gözetilerek dayanak vergi kaydı 3402 sayılı yasanın 20/C, 21 ve 32/3 maddeleri gereğince sabit sınırdan başlamak suretiyle yöntemince zemine uygulatılarak yüzölçümü kadar kapsamı belirlenmeli, bilirkişilerden bilimsel verileri içeren keşfi izlemeye ve infaza olanak sağlayan müşterek imzalı krokili rapor alınmalı, taşınmazın aslı orman değil ise kayıt miktar fazlasının ormandan açıldığı göz önünde bulundurularak bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 05.11.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy