(6831 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabul, kısmen reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Fatma S. ve arkadaşları, 07.11.1988 tarihli dilekçe ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak dava konusu taşınmazların adlarına tescili istemişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 11.05.1994 tarihli krokide, 350 parselin (A) harfli 2000 m2 351 parselin (C) harfli 1750 m2, 352 parselin (E) harfli 2250 m2 kısımlarının Fatma S. ve arkadaşları adlarına tesciline, 350 parselin (B) harfli (5550 m2) 351 parselin (D) harfli 2700 m2, 352 parselin (F) harfli 2850 m2 kesimlerinin orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, kararı Orman Yönetimi ve Hazine temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
1960 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Şiremir Çavuş Köyü Kavaklı arkası mevkiinde olarak dava konusu taşınmazlar 350, 351, 352 parsel numaraları verilip sırasıyla Recep S., Fatma S. ve Fatma E. adlarına 180 nolu vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiş, tespite Hazine ve Orman Yönetiminin itirazı üzerine, gezici arazi kadastro mahkemesinde 351 parsel hakkında 1961/2139 E. - 1964/37 K., 352 parsel hakkında 1964/2138 E. - 1964/36 K., 350 parsel hakkında 1961/2148 E. nolu 28.06.1965 tarihli kararı ile orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak tapulama harici bırakılmasına karar verilerek kesinleşmiştir.
Anılan davaların görüldüğü tarihte tespite itiraz davasına bakma görevine haiz gezici arazi kadastro mahkemesince, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığını ziraat vekâletinden sorulmuş, orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin cevap üzerine orman sayılan yerlerden olduğu için tapulama harici bırakılmasına karar verilmiştir. Yargıtay H.G.K. 05.12.1990 gün 1990/8-384-617 sayılı kararlarında açıkça kabul edildiği gibi her yasanın yürürlükte bulunduğu dönem içerisinde ilgili olaylara uygulaması temel hukuk ilkelerindendir.
O halde çekişmeli parsellerin orman olduğu yönünde davanın taraflarını bağlayan ve H.U.M.Y.'nın 237. maddesi anlamında kesin hükmün varlığının kabulü zorunludur.
Kesin hüküm olumsuz dava koşullarından olması nedeniyle aynı konuda sonraki tarihlerde çıkacak uyuşmazlıkların kesin hüküm göz önünde bulundurularak çözümlenmesi gerekeceğinden, çekişmeli taşınmazlar hakkında açılan tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 08.10.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy