(6831 S. K. m.1)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Naldöken Köyü Tüzelkişiliği, çalılık niteliğiyle 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tespit ve Hazine adına tescil edilen 144, 423 ve 432 sayılı parsellerin mera olduğu savı ve Köytüzelkişiliği adına tapuya tescilleri istemi ile dava açmıştır. Orman Yönetimi davaya usulünce katılmış, yerel mahkemece Köytüzelkişiliğinin davasının kabulü ile taşınmazların mera vasfı ile davacı Naldöken Köytüzelkişiliği adına tapuya tescili yolunda kurulan hükmü Orman Yönetimi ve Hazine temyiz etmiştir.
Davaya konu taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihinden önce orman tahdidi yapılmamıştır.
Yerel mahkemece, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden ve davacı köye ait mera oldukları gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Ancak, mahkemece yapılan bu saptama yerinde değildir. Üç kişilik uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ve mahkemece de hükme esas alınan raporda taşınmazların her üçünün de benzer nitelikli oldukları, üzerlerinde çok sayıda ve yoğun olarak boylu ardıç, karaçalı, titrek kavak, sapsız meşe gibi orman ağaç ve çalılar bulunduğu, eğimlerinin ise ortalama % 30-40 olduğu belirtilmektedir. Bu rapor ekinde yöreye ait memleket haritasının renklendirilmiş örneği de eklenerek taşınmazların konumları bu harita üzerinde gösterilmiştir. Bilirkişi kurulu raporundan bu parsellerin yüksek eğimli orman ağaç ve çalılıkları ile kaplı alanlar oldukları anlaşılmaktadır. Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilerle örtülü yerler 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi gereğince devlet ormanı sayılan yerlerdir. Taşınmazların yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında çalılık niteliğinde olduğu bilirkişi raporunda açıklanmıştır. Bundan ayrı; bu taşınmazların yerleri rapor ekindeki memleket haritasında tamamen yeşil alanda gösterildiği gibi, üzerlerinde ibreli orman ağacı sembolleri de bulunmaktadır. Tüm açıklama ve olgulara rağmen raporda taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları yolunda varılan sonuca itibar edilemez. Katılan Orman Yönetiminin davasının kabulü ile devlet ormanı oldukları saptanan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliğinde Hazine adına tescillerine karar verilmesi gereklidir.
Bundan ayrı; bir an için taşınmazların mera oldukları düşünülse dahi, 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi uyarınca meralar köy tüzel kişilikleri adına tescil edilemezler. Mera olarak sınırlandırılıp özel sicillerine kaydedilmeleri gereklidir. Tüm bu yönler gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04/12/2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy