(3402 S. K. m.12)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine 04.06.1999 tarihli dava dilekçesi ile Mehmet Ç., Köy tüzelkişiliği ve Orman Yönetimine husumet yönelterek açtığı davada Mehmet Ç'nun asliye hukuk mahkemesinin 1990/16 Esas sayılı tescil davasına konu olan yaklaşık 5 dönüm yerin tescili isteğinde bulunmuştur. Davacı Hazine davaya konu taşınmazın sınırlarını dava dilekçesinde göstermemiş, ancak Mehmet Ç. tarafından açılan 1990/16 sayılı tescil davasının 21.12.1989 tarihli dava dilekçesinde tescili istenen taşınmazın sınırları gösterilmiş olduğuna göre Hazinenin açtığı tescil davası 1990/16 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde sınırları tarif edilen doğusu Bekir Hanesi, batısı, Ali vereseleri tarlası, Kuzeyi sahibi mülk, Güneyi sahibi mülk ile çevrili taşınmaz olduğunun kabulü gerekir. 30.09.1999 tarihinde yapılan keşifte yerel bilirkişi taşınmazın sınırlarını göstermiş ancak, fen bilirkişisi dava konusu yerin neresi olduğunu Keşif sırasında pafta uygulayarak belirtmemiş keşiften sonra verdiği 10.10.1999 tarihli raporda dava konusu yeri 32 numaralı parselin bir bölümü ile, bu parselin bitişiğinde ve kesinleşmiş tahdit içinde kalan (A) ve (C) ile işaretli bölümler olduğunu belirtmiştir. Hazine vekili 27.12.1999 tarihli dilekçesinde 1990/16 sayılı davaya konu olan yerin 32 numaralı parsel olamayacağını bildirmiş olduğu halde bu konuda mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan kesinleşmiş tahdit içinde kalan bölümlerin Hazine adına tesciline, 32 parsel içinde kalan bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak davalı Mehmet Ç'nun asliye hukuk mahkemesinin 90/16 Esas sayılı dosyasında dava konusu ettiği yerin dava dilekçesinde yazılı sınırları okunup bu yerler fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek krokiye işaret ettirilerek Mehmet Ç'nun dolayısıyla Hazine'nin tescil davasına konu ettiği taşınmazın sınırları kesin biçimde belirlenmeli, bu belirlemeye göre tescili istenen yer kesinleşmiş tahdit içinde kalmakta ise davanın reddine karar verilmeli, Mehmet Ç. adına tescil edilmiş 32 numaralı ya da yine aynı kişi adına tescil edilmiş olan başka bir parsel içinde kalmış olduğunun belirlenmesi halinde, tescil isteği aynı zamanda tapu iptalini de içerdiğinden ve Hazine taşınmazın öncesinin taşlık, çalılık ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açtığından iddianın ileri sürülüş biçimine göre, bu tür davalarda 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacağı gözönünde bulundurularak gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra davanın esası hakkında hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24/12/2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy