(3402 S. K. m. 20, 18)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 20.3.1995 ve 27.3.1995 tarihlerinde ayrı ayrı verdikleri dava dilekçeleri ile adlarına tapuda kayıtlı parsellere komşu 120 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazların zilyetlerinde olup, iskan kayıtları olduğu halde Hazine adına kayıt edildiğini, tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece HUMY'nın 45.maddesi uyarınca dava dosyaları birleştirilerek davanın kabulüne, 120 ada 4 sayılı parselin tamamı ile 7 sayılı parselin 7712 m2'lik A ile belirtilen bölümünün Ali K. adına, 120 ada 7 sayılı parselin B ile belirtilen 20788 m2'nin Mehmet E. mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur.
Dava konusu 120 ada 4 ve 7 sayılı parseller kadastro sırasında 5000 m2 ve 28500 m2 yüzölçümleri ile kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerin zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı edinme sütunlarına yazılmak suretiyle Hazine adına tarla niteliğinde tespit edilmişler ve tutanakları 10.4.1989 tarihinde kesinleşerek tapu kayıtları oluşmuştur. Davacılardan Halil E. ve arkadaşları Eylül 1951 tarih ve 22 nolu, Ali K. ise 15.10.1954 tarih ve 29 nolu tapu kayıtlarının çekişmeli parselleri kapsadığını ve zilyet olduklarını iddia etmişlerdir. Davacı tarafların dayandıkları iki tapu kaydı da iskanen oluşmuş, kadastro sırasında D:Dağ, B:Yol, G: Metruk, K: İsmail O. 6000 m2 yüzölçümündeki Eylül 1951 ve 22 nolu kayıt miktarınca 5 sayılı parsele, D:Yol, B:Dere, K:Reşit Kırcalı, G: Salim Aydın okuyan 8000 m2 yüzölçümündeki Ekim 1954 tarih ve 29 nolu kayıt yine miktarı kadar 2 sayılı parsele revizyon görmüştür. Envali metruke, yol, dere sınırları kural olarak değişebilir nitelikte sınırlar olup kayıtlar kapsamının miktarlara değer verilerek belli edilmesi gerekir. Mahkemece kayıtların genişleyen sınırlarında yol ve kişi unsurlarına değer verildiği, dayanak kayıtların dava konusu parselleri bu suretle kapsayabileceği kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu doğru değildir. Kayıt sınırları genişletilmeye elverişli olduğu gibi metruk, yol, dere okunan sınırlarda kayıtların ( açık yönlerinde ) yine kaçak kişilerden kaldığı nedeniyle Hazine adına tespitleri kesinleşen tapulu taşınmazlar yer almaktadır. Bu nedenle davacılar dayanağı olan kayıtların kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi hükmüne göre miktarına değer verilerek kapsamlarının tayini gerekeceğinden aynı yasanın 18. maddesi gereğince kadastro sırasında gerçekleşen ve dayanak kayıtlarınca da doğrulanan kaçak ve yitik kişilerden kalan çekişmeli taşınmazların zilyetliğe değer verilerek kazanılmasının olanaklı bulunmadığı da göz önüne alındığında mahkemece davacıların istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04/03/2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy