(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu taşınmazların yörede 1976 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman olduğu nedeniyle kadastro tutanağı düzenlenmeyip tespit dışı bırakılmış ise de, 1996 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında ormanla ilgisinin bulunmadığının saptandığı, kültür arazisi niteliğinde ise de zilyedi açısından kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığından tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişi irsen intikal ve zilyetlik nedenine dayanarak kadastro tespitinin iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı Hazine temyiz etmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri Kurudere Köyünde ilk orman tahdidinin 3116 Sayılı Yasaya göre 5 nolu orman tahdit komisyonunca yapılıp 24.4.1953 tarihinde ilan edilmekle kesinleştiği, daha sonra 96 nolu orman tahdit komisyonunca 3373 Sayılı Yasaya göre 1953 yılında kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılarak 23.1.1988 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi ve fen elemanı bilirkişinin krokilerinde taşınmazların orman sınırı dışında kaldığı gösterilmiştir. Ne var ki; anılan krokiler 1998 yılında düzenlenen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin harita ile uyumlu ise de 1953 yılında kesinleşen ilk tahdit haritası ile uyumlu görünmektedir. Dosyada birer örnekleri bulunan 1953 yılı ilk tahdit haritası ile 1998 yılındaki aplikasyon ve 2/B uygulama haritasının çelişkili olduğu haritalar arasında çıplak gözle görülür biçimde farklılık bulunduğu, aplikasyon işlemi yapılırken 1953 yılı tahdidi orman sınır noktalarının yerleri, açıları ve mesafeleri bakımından uyulmadığı adeta zemindeki duruma göre yeniden orman sınırı geçirildiği gözlenmektedir.
Aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde 2/B madde uygulaması sırasında bağlantı kurulacak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur. ( 2.9.1996 )tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmeliğin 44. mad. ) aplikasyon işlemi orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritanın hukuken geçerliliği söz konusu olamaz. Bu durumda 1953 yılındaki ilk tahdit haritası uzman bilirkişilerce yöntemince zemine uygulanması halinde dava konusu taşınmazın orman tahdidi içinde kalması ihtimali bulunduğundan bu davada yer almakta menfaati olan Orman Yönetimi, yerel hasımdır. Mahkemece Orman Yönetimi davaya dahil edilip taraf oluşturulmadan işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Anılan yönler gözetilerek, Orman Yönetiminin davada yer alması sağlandıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 1953 yılında kesinleşen ilk orman tahdit haritası ve tutanakları sağlıklı biçimde zemine uygulanmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki en az 4-5 tane orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durulmalı yerlerinde sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı birer birer arazide bulunup röperlenmelidir. 1953 yılı tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1998 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasından sonra oluşturulmuş olan harita zemine uygulanmalı, haritalar arasındaki farklılığın nelerden kaynaklandığı belirlenmelidir.
Bilirkişi kurulan çekişmeli taşınmazın 1953 yılındaki 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman tahdit haritası ve 1998 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritaya göre konumunu gösteren her iki harita ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanarak teknik ve bilimsel verileri bulunan rapor alınmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Değinilen hususları içermeyen yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16/04/2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy