(743 S. K. m. 641) (3402 S. K. m. 16/B)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 23.10.2001 gün ve 2001/7092-7874 sayılı ilamıyla onama kararı verilmiş, süresi içinde Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın Medeni Yasanın 639. maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle koşullarının lehine oluştuğunu bildirerek adına tescili istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 7245 m2 miktarındaki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairece onanmıştır.
Dairenin onama kararı, taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesine göre kamu malı niteliğinde yayla olup olmadığının araştırılması gereğine değinen önceki bozma gereklerinin karşılanarak hüküm kurulmuş bulunduğu düşüncesine dayanmaktadır.
Oysa, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Yayla, genel bir tanımıyla bir veya birkaç köy, kasaba halkının yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve serinlemek için tahsisen veya kadimen yararlandığı arazi parçaları olarak ifade edilmektedir. Bu nitelikteki yerler, Medeni Yasanın 641 ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B madde hükümleri uyarınca kamu malı niteliğinde olup zilyetlikle kazanılamaz. Doğal olarak yararlanabilmenin gereği yaylalar üzerinde geçici nitelikte basit bina ve hayvan ağılı bulunabilir, ancak yerleşim amacına yönelik kalıcı inşaat ya da tarım yapılmış olması sonucu zilyetlik süresi ne olursa olsun yaylalarda özel mülk olarak toprak kazanılamaz.
Mahkemenin, taşınmaz yeri hakkındaki yayla tahsisinin belirlenmesine yönelik yazısına Özel İdare Müdürlüğünce verilen 2.6.1999 günlü yanıtta A. Yaylası İlçemiz Çobanlar Köyüne bağlı eskiden beri bilinen kadim yayla durumunda iken İçişleri Bakanlığı'nca 6.1.1999 tarihinde onaylanarak müstakil köy statüsüne kavuşmuş olup, A. ismi eskiden beri kullanılan bir isimdir denilmektedir. Oysa bir örneği dosyada bulunan 1959 tarihli ve renkli orijinal memleket haritasında bölge A. Y (Yayla) özel işareti ile gösterilmiştir.
Yerinde yapılan keşiflerde dinlenen tarafsız bilirkişi ve tanıkların sözlerine göre A. Yaylası adıyla anılan çekişmeli yerin evvelinde kadim yayla olduğu, davacının da bu yayladan öteden beri yararlandığı anlaşılmaktadır. Bölgenin yerleşim alanı olarak belirlenmesi veya kullanılmaya başlanması kadim yayla olgusunu değiştirmez. Kişilerin şu veya bu sebeple yaylaya çıkmaları ve yararlanmaları onlara kadim hak bahşetmeyeceği gibi komşu taşınmaz maliklerinin tanık sıfatıyla verdikleri ifadeler, menfaat birliğinin bulunması karşısında tarafsız bilgiler olarak ta değerlendirilemez.
Bu nedenlerle, mahkemece kamunun yararlandığı yayla niteliğindeki taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davanın kabulüne yönelik hükmü onayan Dairemiz kararı yanılgıya dayalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairenin 23.10.2001 tarih ve 2001/7092-7874 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA 11.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy