(6831 S. K. m. 1, 2/B)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Altıntaş Köyü 123 ada 10 ve 130 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar 2/B madde uygulaması nedeni ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Gülhanım E. tapu ve zilyetlik, davacı Orman Yönetimi orman vasfını taşıyan orman sayılan yer olduğu iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece Gülhanım E.nin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 123 ada 10 parselin orman niteliği ile Hazine adına 130 ada 28 parselin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 16.05.1972 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1991 yılında 3402 sayılı yasaya göre yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Davaya konu 130 ada 28 parsel nolu taşınmaz 1972 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları dışında bırakılmış fakat Orman Yönetiminin Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 1973/104 Esas, 1975/220 Karar sayılı orman tahdidine itiraz davasının yargılaması sonucunda dava konusu parselin bulunduğu alanın orman tahdidinin iptali ile ormana ithaline karar verilerek hükmen orman olduğu kabul edilmiştir. Bu kez taşınmaz genel arazi kadastrosu ile birlikte 1991 yılında 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamasına konu teşkil etmiş ve 31.12.1981 tarihinden evvel orman niteliğini tam olarak yitirdiğinden bahisle Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Asliye hukuk mahkemesinin orman tahdidine itiraz davasında yapılan yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın toprak yapısı bitki örtüsü ve çevresi incelenmek suretiyle eylemli durumu itibarıyla orman vasfını taşıdığı ve orman bütünlüğünün söz konusu olduğunun saptanması nedeniyle ormana ithal edilmiş olduğu açık olmakla kararın verildiği 1975 yılından 31.12.1981 tarihine kadar taşınmazın doğal yollarla tam olarak orman niteliğini yitirmiş olması hayatın olağan akışına ters düşer. Kendi niteliği itibarıyla orman içinde kalması ve orman sayılması gerektiği mahkeme kararı ile saptanan taşınmazın sonradan zorlama yoluyla bu niteliğinin kaybettirilmesi ayrıca fiili bir olgu olarak dahi suç teşkil eder.
Anılan yönler gözetilerek mahkemece, davaya konu 130 ada 28 parsel nolu taşınmazın 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarılamayacak yerlerden olduğundan Orman Yönetiminin davasının kabulü ile orman olarak Hazine adına tescili gerekirken, değişik gerekçelerle orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10/06/2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy