(6831 S. K. m. 2, 7)
Dava: Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, B... 173 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yörede ilk defa 1942 en son 1989 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, parsel numarasının yanlış bildirildiği, talebin genişletilemeyeceği ve ıslah yolu ile de değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli 173 ada 3 parsel 2767 m2 yüzölçümünde, davalı Hasan adına kayıtlı iken ve tapuda taşınmazın orman sınırları içinde kaldığına dair şerh de bulunduğu halde 02.09.1997 tarih 958 yevmiye numaralı değişiklik beyannamesi ile iki parçaya ifraz edildikten sonra 2581 m2 yüzölçümündeki 173 ada 73 parsel orman sınırları dışına çıkarılmış, daha sonra 07.09.1998 tarih 1138 yevmiye ile Nazmiye ve Ömer'e satılmıştır. Geriye kalan 180 m2'lik bölüm ise 173 ada 24 parsel numarası ile Hasan adına ifrazen tescil edilmiş ve orman sınırları içinde kalmış şerhi verilmiştir.
Davacı vekili 27.11.2002 tarihli oturumda 23 parsel ile ilgili davayı atiye bıraktıklarını, 24 parsel yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiştir. Başta dava edilen 173 ada 3 parselin sonradan ifraza konu olması ve parsel numarasının değişmesi, davanın konusunun değiştirilmesi olarak kabul edilemez ve ıslahı da gerektirmez. Bu nedenle mahkeme gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş: 24 parsel hakkında davaya devam etmek, kesinleşen tahdit sözkonusu olduğundan uzman orman bilirkişi aracılığıyla yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritasını uygulamak ve 24 parsel numaralı taşınmazın bu haritaya göre konumunu belirleyerek taşınmaz kesinleşen orman tahdidi içinde kalıyorsa davayı kabul etmek, tahdidin dışında ise davayı reddetmekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Yönetimin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 15/05/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy