(1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Y... Beldesi S... Mevkii 1963 parsel sayılı taşınmazın kısmen yörede 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalılar adlarına olan tapu kaydının orman sınırları içinde kalan bölümü yönünden iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davalıların bu bölüme ilişkin elatmalarının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin 02.07.2001 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde ( A ) ile yeşile taranarak gösterilen 640 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu bölüme vaki elatmalarının önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 233.440.000. TL. yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 11.672.000.- TL.nin davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine, 221.768.000.- TL. yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yine asgari ücret tarifesinin 13. maddesine göre kabul ve red oranına göre 87.500.000.- TL. nisbi ücreti vekaletin davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal, tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1947 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman tahdit haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin ( A ) ile gösterilen 640 m2 bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kalan devlet ormanı olduğu belirlenerek, bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Ancak, Orman Yönetimi çekişmeli parselin bir bölümü için dava açtığı ve dava dilekçesine ekli krokide gösterdiği bu bölüme ilişkin davası tamamen kabul edildiği halde, H.Y.U.Y. nın 417. maddesi gereğince yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilenin sorumlu olduğu, karar tarihine göre yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifelerine göre davacı yararına nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın kısmen kabulüne karar verilip, yargılama giderlerinin buna göre paylaştırılması ve eksik ücreti vekalete hükmedilmesi doğru değilse de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Bu sebeple, hüküm fıkrasının baştan itibaren onsekiz ( 18 ) satırının tamamen kaldırılarak; bunun yerine, "Orman Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli Y... beldesi S... mevkii 1963 parselin, 02.07.2001 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde ( A ) ile gösterilen yeşil ile boyalı 640 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline, bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ve davalı tarafın bu bölüme yönelik müdahalesinin menine, peşin alınan harcın mahsubuyla 21.600.000.TL karar harcının talep halinde yatıran davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan ve aşağıda dökümü yapılan 233.440.000.TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar tarihine göre yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre, 200.000.000.TL ücreti vekaletin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7 maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/06/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy