(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Atakent Beldesi, Susanoğlu mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, fen bilirkişinin 19.03.2002 tarihli raporunda AR 954 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı M. B. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1977 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1966 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle dava kabul edilmişse de, hükme esas alınan uzman bilirkişi krokisi ölçeksiz olup, infaza elverişli olmadığı gibi yapılan keşifte taşınmazın halen eylemli olarak ne olduğu da yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmamış, keza davacı zilyetliğinin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi de ayrıntılı olarak açıklattırılmamıştır. Yörede arazi kadastrosu yapılıp pafta düzenlendiğine göre dava konusu taşınmazın yerinin ölçekli kadastro paftası üzerinde işaretlenip infaza elverişli kroki düzenlettirilmesi ve orman tahdit haritası kadastro paftası ile çakıştırılarak tahdit hattı ile uyumlu kroki düzenlettirip rapor alınması gerekir.
O halde mahkemece önceki bilirkişiler dışında bir uzman, bir fenci aracılığıyla yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve kadastro paftası zemine uygulanıp ölçekleri eşitlenerek müşterek kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın orman sınırı dışında kaldığının belirlenmesi halinde, öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmazın eylemli olarak sınırında halen kim ya da kimlere ait taşınmaz bulunduğu, niteliği ayrıntılı olarak maddi olaylara dayalı sorulmalı, fen bilirkişi tarafından en yakın kadastro parseli ile irtibatlı olarak pafta üzerinde gösterilerek infaza elverişli birleşik rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillere göre karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.04.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy