(3402 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 94, 417)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Yaycılar Köyü, 116 ada 49 parsel s. 6594.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile belgesizden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 S. Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış; parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu saptandığından, mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulü ile 116 ada 49 parsel s. taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline dair kurulan hükümde bir isabetsizlik olmadığından, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davacı Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve çekişmeli 116 ada 49 parsel s. taşınmazın kadastro tesbitinin iptal edilmesine ve Hazine adına tesciline karar verilmiş olduğu durumda yapılan yargılama giderlerinin davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden takdiren davacı İdare üzerinde bırakılmasına denmiştir. HYUY.nın 417/1. maddesine göre kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.
Yargılama giderlerinin davada haksız olan tarafa yükletilmesine ait ana kuralın bazı istisnaları vardır.
Şöyle ki;
1- Davalı ilk oturumda davayı kabul ederse ve hal ve durumu ile kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet vermemişse, yargılama giderlerine mahkum edilemez (HYUY. 94/2).
2- Davada haklı çıkmış olan taraf bilerek ve isteyerek davayı uzatmış, gereksiz masraf yapmış, elinde bulunan ve hükme etkisi olan bir belgeyi zamanında karşı tarafa bildirmemiş ise, yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir.
3- Bir kişi davada sıfatı olmadığı durumda davacıyı davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltır, davacı bu kişiye karşı dava açar ve davası sıfat (pasif husumet ehliyeti) yokluğundan dolayı ret edilirse davacı yargılama gideri ödemeye mahkum edilemez vb. gibi.
İncelenen dava dosyasında ara kararın istisnaları söz konusu olmadığına göre, mahkemece değinilen yönler gözetilerek yargılama giderlerinin davalı Hazineye yükletilmesi gerekirken, davanın niteliği itibariyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 5. bendin tamamen kaldırılarak bunun yerine davacı Orman Yönetimi tarafından yapılan toplam 143.500.000.-TL. yargılama giderinin davalı Hazineden alınarak davacı Orman Yönetimine verilmesine cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün HYUY.nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy