(6831 S. K. m. 2/B) (3402 S. K. m. 12, 14) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2002 gün ve 2002/1019211044 sayılı bozma kararında özetle; "Dosya kapsamına göre öncesi bir bütünü teşkil eden parsellere uygulanan vergi kaydının bir sınırı dağ-orman okumakla genişletilmeye elverişli nitelik taşıdığı, vergi kaydı kapsamındaki taşınmazların toplam yüzölçümlerinin saptanmadığı ve çekişmeli parsellerin komşu P.- T. Yaylası ile ilgisi olup olmadığı ya da devamı konumunda bulunup bulunmadığı, toprak yapısı, karakteri ve diğer özellikleri yönünden askeri pafta ve memleket haritalarından yararlanılmak suretiyle etraflıca araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve ç. Köyü 597 sayılı parselin davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 22.07.1996 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın kadim ya da tahsisli geleneksel biçimde kullanılan yayla olmadığı, 1996 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı konularındaki araştırma ve uygulama yeterlidir. Ne var ki; parselin tespitine esas alınan 1937/469 numaralı vergi kaydı değişir sınırlı olup, birden çok parsellere uygulandığı, değişir sınır yönünden de eylemli olarak Devlet ormanı olduğu, kayıt miktar fazlasının ancak, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra zilyetliğe konu olabileceği, orman kadastrosunun 1996 yılında kesinleşip kadastro tespitinin de 1998 yılında yapılması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine esas alınan sürenin geçmediği, vergi kaydının lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluşturacağı, bu durumda vergi kayıt fazlasının bitişik ormandan açıldığı göz önünde bulundurularak kayıt fazlası olduğu anlaşılan dava konusu parsel yönünden orman ve Devletin hüküm ve tasarrufundaki yer iddiası ile açılan Hazine davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.09.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy