(3402 S. K. m. 15, 30) (4721 S. K. m. 701)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine İtiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine, orman yönetimi ve davacı Mustafa tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar
Davacılar tarafından ayrı ayrı dosyalarda davalılar aleyhine dava dilekçesinde hudutlarını belirttikleri taşınmazın kendi adlarına tescili istemi ile asliye hukuk mahkemesinde açılan davalar aralarında irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmiş ve yargılama sırasında dava konusu taşınmazla ilgili olarak kadastro tespit tutanağının 124 ada 13 parsel altında 341.46 m2 miktarında davalı olduğu belirtilerek düzenlenmesi nedeniyle (malik hanesi boş bırakılarak) görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda dava konusu 13 parselin Mustafa, N.Ç., F.B., M.K. ve Mehmet adlarına hisseleri oranında tescile karar verilmiştir. Söz konusu hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine, orman yönetimi ve davacı Mustafa tarafından istenilmiştir.
Yörede orman tahdit çalışması bulunmamaktadır.
Müdahil M.K., kök muris Ali'nin oğlu olan Ahmet mirasçılarından hissesini satın aldığını belirterek davaya müdahil olarak katılmıştır.
1) Davalılar Hazine ve orman yönetiminin temyiz itirazları yönünden:
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemesi neticesinde köy yerleşim alanı içinde kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu ve evveliyatında 1946 yılında ölen Ali'den kaldığı, mirasçıları yönünden kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu anlaşıldığına göre temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli taşınmazın 14.10.1946 yılında ölen davacı ile davalıların ortak murisleri Ali'den kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, Ali mirasçılarından bir kısmının miras paylarını müdahil davacı M.K'ye satmaları nedeniyle bu satışın geçerli olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Toplanan delillere göre çekişmeli taşınmazın köy içinde ev ve arsası niteliğinde bulunduğu, muris Ali'nin kullandığı taşınmazı ölümünden sonra bir kısım mirasçılarının bu evde oturmak sureti ile kullandıkları ve kök murisin mirasının yöntemine uygun olarak mirasçılar arasında paylaşılmadığı, elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olarak mirasçılara intikal ettiği anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 15. maddesine göre elbirliği ile mülkiyette bir kısım mirasçıların diğer mirasçılara hisse satışı geçerli ise de bir kısım mirasçıların üçüncü kişiye karşı yaptıkları satış Medeni Yasanın 701. ve devamı maddeleri hükümlerine göre geçersizdir. Hal böyle olunca, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın ortak miras bırakan Ali mirasçıları adlarına dosyadaki veraset ilamında belirtilen payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1) Yukarıda belirtilen nedenlerle davalılar Hazine ve orman yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2. Bentte açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişiye iadesine 01.07.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy