(3402 S. K. m. 4, 12, 16) (6831 S. K. m. 1, 2, 11)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı orman yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Yörede 1996 yılında yapılan kadastro sırasında O. Köyü 1157 parsel sayılı 12482131.20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, 1157 nolu orman parseli içindeki bir kısım yerin zilyetliğinde olduğu, G. Köyü orman tahdidinde 246 numaralı ziraat poligonu içinde, tahdit dışında kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi krokisinde 20 ve 15 numara ile gösterilen kısımların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı orman yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık sürede açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli 1157 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu O. Köyünde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Ne var ki; çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosu komşu G. Köyünde orman serisi esasına göre tespit tarihinden önce 06.09.1973 tarihinde yapılıp kesinleşmiş bulunmaktadır. Yapılan bu tahdit O. Köyünde ilana çıkartılmamıştır. Daha sonra 13.01.1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 2896 Sayılı Yasaya göre 03.04.1986 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına 10.06.1996' da başlanmış, 16.08.1996' da bitirilmiş, sonuçları 3402 Sayılı Yasanın 11 'inci maddesine göre 30.11.1999-29.12.1999 tarihleri arasında G. Köyünde ilan edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu alan ilk tahditten itibaren 3227 ila 3134 OTS arasında 263 numaralı orman içi ziraat poligonu içerisinde ve tahdit dışında bırakılmıştır. Daha sonraki yasalarda 3227 ila 3234 OTS arasındaki 263 numaralı poligonda bir değişiklik yapılmamıştır.
Çekişmeli O. Köyü 1157 parsel numaralı taşınmazın kadastrosu ve orman sınırlaması, 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 4/3. maddesi hükmüne göre 11.11.1996 tarihinde yapılmış ve sonuçları 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 17.02.1997-19.03.1997 tarihleri arasında ilan edilerek 20.03.1997 tarihinde tutanağı kesinleştirilmiştir. Bir yerin orman kadastrosu, ister 3402 Sayılı Kanunun 4/3. maddesine göre, isterse orman kadastro ekiplerince 6831 Sayılı Yasanın 1 ve 2. maddelerine göre belirlensin artık o taşınmaz hakkında orman kadastro işlemleri ikmal edilmiş sayılır ve kesinleşmekle taşınmaz kamu malı orman niteliğini kazanır. 3402 sayılı Kadastro Kanunun 16/D maddesinde ormanlar hakkında özel yasa hükümlerinin uygulanacağı yazılıdır. Temyize konu dava, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılmıştır. Ne var ki; kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/D ve 6831 sayılı Orman Yasası'nın 11/I. maddesi gereğince, ancak; tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilir. Davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle hem 3402 Sayılı Yasanın
12/3. maddesi, hem de 3373 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/I. maddesi nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemez. HGK'nun 08.06.2005 gün ve 2005/20-327 esas 2005/377 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Kaldı ki; dava konusu taşınmazın dört tarafı ( dava edilen diğer taşınmazlarla birlikte bir bütün olarak düşünüldüğünde ) orman ile çevrili olup, davacı tarafça herhangi bir geçerli mülkiyet belgesine de dayanılmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 1. ve 17/2. maddesi karşısında taşınmazın açıklanan bu niteliği ve çevresi itibariyle orman içi açıklığı olup, özel mülke dönüştüğünde orman bütünlüğünün bozulacağı da düşünülerek HGK'nun 10.11.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı ilamı doğrultusunda salt zilyetliğe dayanan gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar orman yönetimi ve Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 26.09.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy