(3402 S. K. m. 14) (766 S. K. m. 29)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Pazarsuyu Köyü 888 parsel sayılı 152400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ocak 949 22 nolu tapu kaydı ile davalılar adlarına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunca 766 Sayılı Yasanın 29. maddesine göre yetkisizlik kararı verilerek tutanak ve ekleri tapulama mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece Orman Yönetimi, Hazine, Kadir Coş, Mustafa Biroğlu, Hatice Köse ve Ali Apaydın, Mithat Akdağ'ın açtıkları davanın reddine, davacılar Ali Alkan ve Dilaver Alkan'ın davalarının kabulü ile 28.527.93 m2'lik bölümün Tahir ve Mahir Alkan adlarına, 24.276 m2'lik bölümün ise Dilaver Alkan ile davalılar adlarına, geriye kalan 99.596.07 m2'lik bölümün ise, davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Hükme esas alınan uzman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın denizden yüksekliğinin 100 metre, eğiminin %15 olduğu, taşınmazın halen 80-90 yaşında fındık plantasyonu ile kaplı olduğu, bunun sık ve tarıma kapalı halde bulunduğu; ayrıca, bakımsızlıkla yetişen 15-20 yaşında kızılağaç ve kestane ağaçlarının bulunduğu, yine fındık ile aynı yaşta elma, armut vs. meyve ağaçlarının bulunduğu, 100 yıldan beri tarımsal amaçla kullanıldığı, orman bitki örtüsünün bulunmadığı, eski tarihli memleket haritasında yeşile boyalı ormanlık alan dışında kaldığı, hava fotoğrafı ve amenajman planında ise ziraat alanında yer aldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumu işaretlenmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; uzmanlığına başvurulan son orman bilirkişi kurulu çekişmeli taşınmazın konumunu ve eylemli durumunu açıklamış ise de, mahkemece ilk yapılan keşiflerdeki mahkeme gözlemi ile orman mühendisinin düzenlediği raporlara göre, açıklanan taşınmazın eylemli durumu ile bu raporda açıklanan durumu farklı olduğu gibi, taşınmazın memleket haritasında işaretlendiği yerin etrafı tamamen yeşile boyalı olarak gözükmektedir. Ancak, taşınmaz çok büyük bir yüzölçümüne sahip olduğu gibi, geniş etrafı da kadastro çalışmalarında şahıslar adına tespit edilmiştir. Taşınmazın paftadaki konumu ile resmi belgede işaretlendiği yer birbiri ile çelişkilidir. Ayrıca, bu taşınmaza revizyon gören T.Evvel 332 tarih 48 nolu ( 4 dönüm yüzölçümündeki, doğusu orta burun sırtı güneyi Mazhar ve Hüsrev Beylerin Yuvanoğlu bahçesi, batısı ve kuzeyi dolap deresi olan ), T:Evvel 332 tarih 46 nolu ( 4 dönüm yüzölçümündeki, doğusu gedikzade, kuzeyi Halis Bey, Güneyi Ortaburundan Gedik Alizade, Batısı Suriye Hanımın Mehmet oğlu olan ), tapu kayıtları ilk tedavüllerinde itibaren dosyaya getirtilmemiş ve uygulanmamış, çekişmeli taşınmaza komşu olan ve bu dosya ile aynı gün Dairemizde temyiz incelemesi yapılan aynı mahkemenin 1983/55-2001/143 sayılı dosyasında dava konusu olan 887 parsel sayılı taşınmaza uygulanan T.Evvel 332 tarih 49 nolu ( 4 dönüm yüzölçümündeki, doğusu Gedikalizade, batısı Suriye Hanımın Sarı Mehmetoğlu Ahmet Efendi, kuzeyi Hulusi Bey, güneyi Ortaburundan Gedikalizade olan ) kaydının geldisi T.Evvel 1332 tarih 20 ila 39, T.Evvel 1324 tarih 71 ila 92 nolu tapu kayıtları olup gerek bu dosyada gerekse asıl temyiz incelemesi yapılan dosyadaki tapu kayıtlarının geldisi olan kayıtların aynı oldukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli parsele revizyon gören tapu kayıtları Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden ilk tesisleri ile birlikte getirtilmeli, tapu miktarındaki tarih ve sayısı belli olmayan 1931 yılındaki mahkeme kararı ile yapılan yüzölçümü artışının orman ve Hazineyi bağlamayacağı düşünülmeli, ( 4 dönüm 194 dönüm olarak artırılmış ), aynı kök tapu kaydından geldikleri anlaşılan ve çekişmeli taşınmaza bitişik halde bulunan 887 parsele ilişkin Bulancak Kadastro Mahkemesinin 1983/55-2001/143 sayılı dosyası temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş ve 2005/1034 E. ile incelemesi yapılmış olup, H.Y.U.Y.'nın 45. maddesi gereğince aralarında hukuki irtibat bulunması nedeni ile bu davaların bir arada görülmesi gerektiği düşünülerek dosyalar birleştirilmeli, her iki taşınmaz bir arada düşünülerek bu taşınmazlara 4 yönden komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanakları, hükmen kesinleşenlerin ve halen davası derdest olanların dava dosyaları getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bir ziraat bilirkişi ve bir fen elemanı ve bir fotoğrafçı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; teknik aletler ve münhaniler yardımıyla eğim belirlenmeli, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, varsa ağaçların cinsi ve sayısı, taşınmazın hangi bölümlerinde bulunduğu, kapalılık oranı, önceki yıllarda yapılan mahkemece keşiflerde taşınmaz üzerinde bulundukları belirtilen 20-40 yaşındaki kümeler halindeki kestane ağaçlarının halen taşınmaz üzerinde bulunup bulunmadıkları, bulunmuyorlar ise, kesilmiş kök kütüklerinin zeminde yer alıp almadıkları araştırılmalı, yer alıyor iseler bunları gösteren kroki düzenlenmesi gerektiği düşünülmeli, hakim bitki örtüsü detaylı şekilde tespit edilmeli, önceki yıllarda yapılan keşiflerdeki taşınmazın eylemli durumu ile mahkeme gözlemleri de göz önüne alınarak inceleme yapılmalı, çekişmeli taşınmazların fotoğrafları çekilerek dosya içerisine konulmalı, kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip bir biri üzerine aplike edilerek, çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, yukarıda açıklanan esaslara göre çekişmeli parsellerin orman olup olmadığının irdelendiği bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddütte yer vermeyecek biçimde saptadığında ise yerel bilirkişiler ve tarafların tanıkları mahallinde yapılacak keşifte dinlenmeli, tapu kaydının müfrez tapu olduğu göz önüne alınarak ilk hudutları ve yüzölçümü ile geçerli olduğu kabul edilerek zemine uygulanmalı, çevre taşınmazların dayanağı olan tapu kayıtları da ilk tesislerinden itibaren getirtilerek yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları denetlenmeli, tapu kaydının kapsadığı alan belirlenmeli, taşınmaz üzerinde varsa zilyetlerin zilyetliklerinin hangi tarihte başladığı, ne şekilde zilyet oldukları ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunup bulunmadığı ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların zilyetler yönünden oluşup oluşmadığı araştırılmalı, toplanacak delilere göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 24.03.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy