(3402 S. K. m. 4, 18, 20)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Gökçepınar Köyü 110 ada 237-238-245 ve 246 parsel sayılı sırasıyla 3213,58 m2, 5566,64 m2, 2964,80 m2 ve 1773,66 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 30.11.Kanun.1945 tarih 364 nolu tapu kaydı ile tarla ve fındık bahçesi niteliğiyle 237 parsel İsmail Yılmaz, 238 parsel Hülya Yılmaz ve arkadaşları, 245 parsel Ömer Yılmaz, 246 parsel Hüseyin Yılmaz adlarına, 110 ada 236 parsel sayılı 5016,06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 235 sayılı parselin, 110 ada 248 parsel sayılı 2372,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 247 parselin tapu miktar fazlası olması nedeniyle tarla niteliğinde Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, 245, 246 ve 238 parsellerin orman olduğu, davacı İsmail Yılmaz 237 ve 248 parsellerin kendisine ait olduğu, davacı Halil İbrahim Yılmaz ise, 236 parselin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının reddine, davacı Halil İbrahim Yılmaz'ın davasının kabulüne, davacı İsmail Yılmaz'ın 237 sayılı parsele yönelik davasının hukuki yararı olmadığından reddine, 248 parsele yönelik davasının kısmen kabulüne ve dava konusu parsellerden 237, 238, 245 ve 246 parsellerin tespit gibi, 248 parselin tespitinin iptali ile İsmail Yılmaz adına, 236 parselin tespitinin iptali ile Halil İbrahim Yılmaz adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından 236, 238, 245, 246 ve 248 parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmazların tespitine esas alınan 30.11.Kanun.1945 tarih 364 nolu tapu kaydı toprak tevzi tapusu olup, doğusu ve kuzeyi fundalık okuduğundan kapsamı miktarı ile geçerlidir ve orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarihe kadar tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümler orman sayılan yerlerdendir. Dosya kapsamından aynı dayanak tapu kapsamında tespit görüp kesinleşen 235, 237, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 247 ve 111 ada 1 parsellerin toplam yüzölçümünün 35609,86 m2 olduğu, dayanak tapu kaydının ise 48.120 m2 olduğu, dava konusu parsellerin ise 17.694,03 m2 olduğu ve 5183,89 m2 kayıt miktar fazlası bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, tapu kaydının dayanağı tevzi krokisi 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre yerine uygulanıp, kayıt kapsamı bu haritaya göre belirlenip, tevzi haritası içinde kalan ve orman sayılmayan bölümler hakkında Orman Yönetiminin davası reddedilmeli, kroki dışında kalan bölümlerin ise orman tahdidinin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe de değer verilmesi mümkün bulunmadığından ve 3402 Sayılı Yasanın 18/2. maddesi gereğince ormanlar zilyetlikle kazanılamayacağından; bu bölümler hakkında Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, kayıt ve belgeler yerine uygulanmadan, 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi gereğince işlem yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 12.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy