(3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve müdahil davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2003 tarih 2002/9785-2003/193 sayılı bozma kararında özetle: Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmaz memleket haritasında sarı boyalı açık alanda göründüğü halde, raporun ikinci sahifesinde orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek çelişkiye düşülmüş olup, rapor içeriği ile sonuç kısmı farklı olan bu rapora dayalı hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu çelişkinin mahkemece giderilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, Çamlıbel Köyü 102 ada 1 parselin krokide (B) ile gösterilen kısmının orman niteliği ile Hazine, (A) kısmının tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2003/47 E. sayılı dosyasında dava konusu Çamlıbel Köyü 102 ada 1 parsel belgesizden, tarla niteliğinde Paşa Engizek adına, mahkemenin 2000/37 E. sayılı dosyasında ise 103 ada 2 parsel ev ve bahçe niteliği ile Cuma Uçar adına tespiti yapılmış, Orman Yönetimi taşınmazların orman olduğu iddiası ile açtığı davaya Hazine müdahil olarak, taşınmazların Hazinenin Ağustos 1941 tarih 259 nolu tapusu kapsamında tapulu malı olduğu, davalıların Hazineye ecrimisil ödeyerek taşınmazlara zilyet olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece davalıların taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğinin ne şekilde olduğu araştırılmadığı gibi, Hazine tapusunun kapsamı da belirlenmemiştir.
Bu nedenle mahkemece öncelikle mahkemenin 2000/37 E. ve 2003/47 E. sayılı dosyaları birleştirilerek görülmeli, fen bilirkişi eşliğinde yeniden yapılacak keşifte mahalli bilirkişilere dosyada bulunan ecrimisil belgelerinin bu taşınmazlara ait olup olmadığı sorulmalı, davalıların zilyetliğinin malik sıfatı ile mi, yoksa kiracı sıfatı ile mi sürdürüldüğü araştırılmalı, daha önce yapılan keşiflerde taşınmazlara uyduğu belirtilen Ağustos 1941 tarih 259 nolu tapu kaydının sınırları mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorularak sınırlar zeminde bulunup fen bilirkişi tarafından çizilerek birleşik kroki üzerinde gösterilmeli, tapu kaydının kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların davalılar tarafından malik sıfatı ile değil de ecrimisil ödenmesi karşılığında kullanıldığının saptanması veya Hazinenin ileri sürdüğü tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması halinde Hazinenin davasının kabulüne karar verilmeli, mahkemece 2003/47 E. sayılı dosyası yönünden orman olarak tescile karar verilen (B) işaretli 17959,90 m2'lik bölüm yönünden davalının temyizi bulunmadığından Orman Yönetimi ve Hazine lehine doğan usuli kazanılmış hak nazara alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 24.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy