(6831 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Orhaniye Mahallesi 308 ada 47 parsel sayılı 35.412.57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğinde olduğu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Fuat Küçükdemir tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın memleket haritasında yeşil olmayan ormanlık alan dışında kaldığı, yörede yapılan 1966 yılındaki orman tahdidinde ise 6140-6150 nolu orman tahdit noktaları ile CCLXXV poligonunun içinde tarım alanı olarak tahdit dışında kaldığı, toprakta humus bulunmadığı, orman toprağı özeliği taşımadığı, kadim kültür arazisi olduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak rapor ekinde basit bir kroki sunulmuştur.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidine göre konumunu açıklamış ise de bu uygulamayı gösteren kroki sunmamıştır ve bilirkişi tarafından tahdit harita ve tutanaklarının ne şekilde uygulandığı da anlaşılamamaktadır. Ayrıca yerel mahkemece çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olduğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş ise de dosya içinde bulunan orman tahdidine ilişkin çalışma tutanaklarında CCLXXV nolu poligonun açıklamasında Fehim'e 26.08.1933 tarih ve 46 nolu tapu kaydı ile iskanen verildiğinden bahsedilerek tapu miktarının 12 dönüm olduğu ve miktar fazlası ile 25 dönüm olarak kullanıldığı ve tapu kaydında miktar fazlasının hazineye ait olduğu şeklinde şerh bulunduğu açıklanarak miktar fazlasının tefrik edildiği ve tapu miktarı kadar olan kısmın sahibi adına tespit edildiği miktar fazlasının ise fiili durumun tespiti ile yetinildiği açıklanmaktadır. Davalının temyiz dilekçesinde belirttiği ve orman tahdit tutanaklarında bahsedilen bu tapu kaydı dosyaya getirtilmemiş ve mahallinde uygulanmamıştır. Söz konusu tapu kaydı Dairemizin iade kararı üzerine dosyaya getirtilmiş olup, 26.08.1933 tarih ve 46 nolu bu tapu kaydı 12 dönüm yüzölçümünde, 1771 Sayılı Yasa gereğince oluşturulduğu anlaşılan Karacadağ yolu altı mevkiili, ( kuzeyi orman batısı yol doğusu derecik, güneyi hali olan ) Fehim ve ailesi adına oluşmuş tapu kaydıdır.
Yörede kesinleşen orman tahdidi bulunduğunda uyuşmazlık kesinleşen orman tahdit haritası ve tutanaklarının uygulanması ile çözümlenir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu belirtilen CCLXXV nolu poligon ile etrafını renkli olarak gösteren orman tahdit noktalarının yazılı olduğu onaylı orman tahdit haritası dosyaya getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 1 uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır ( OTS ) noktasını gösterecek biçimde ve orman tahdit haritasında çekişmeli taşınmaza uzaktan komşu olan orman tahdidi noktalarını da gösterecek şekilde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; mahallinde yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan 26.08.1933 tarih ve 46 nolu tapu kaydının maliki, mevkii ve hudutları sorulmak sureti ile çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, tapu kaydının bu taşınmazı kapsadığı saptandığında, yörede yapılan orman tahdit çalışmasında bu tapu kaydı nedeniyle sadece 12 dönümlük bölümün tahdit dışında bırakıldığı, bu miktardan fazla olan bölümün ise kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı göz önüne alınmalı, ancak CCLXXV nolu poligon içinde tahdit içinde ve tahdit dışında bırakılan bölümlerin poligonun hangi bölümüne denk geldiği tespit edilmeli, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17.02.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy