(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalılardan Mehmet Çavuş, Ali Kuşçu ve arkadaşları ile davacı-davalı Ali Çavuş ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Orhaniye Köyü 108 ada 196 parsel sayılı 8309,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. İtiraz üzerine kadastro komisyon kararı ile Hazine adına olan tespiti iptal edilerek 2/6 hissesi Osman Kuşçu, 2/6 hissesi Ali Kuşçu, 1/6 hissesi Mehmet Çavuş, 1/6 hissesinin de Mehmet Çavuş hariç Kerim Çavuş mirasçıları adına tespitine karar verilmiş, davacı Orman Yönetimi taşınmazın orman olduğu, müdahil Ali Çavuş taşınmazda kendisi adına tespit gören (1/6 Mehmet Çavuş) hissenin babası Kerim Çavuş'a ait olduğu, tespitin buna göre yapılması gerektiği, Emine Çavuş ve arkadaşları da Ali Çavuş'un talebini yinelemişler, müdahil Hazine, taşınmaza uygulanan tapu kaydının gayrisabit hudutlu olduğunu, tapunun miktarı ile geçerli kapsamı dışında kalan yerlerin Hazineye ait olduğundan taşınmazın Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine ve Hazinenin davasının kabulüne, tespitin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalılardan Mehmet Çavuş, Ali Kuşçu ve arkadaşları ile davacı-davalı Ali Çavuş ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 16.07.1992 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Sonuç: İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve davacının tutunduğu tapu kaydı değişir sınırlı olup, kayıt miktarından fazla olarak dava dışı parsellere ait olduğu, sınırdaki orman kadastrosunun 1993 yılında kesinleştiği, tespit tarihinde 20 yıllık zilyetlik süresi geçmediğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gözönünde bulundurularak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy