(4721 S. K. m. 713) (766 S. K. m. 2) (HGK 24.10.2001 T. 2001/8-964 E. 2001/751 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Çatakköprü Köyü Tahtı mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece dava dilekçesinde sınırları yazılı fen bilirkişi krokisinde (A)R2598,10 m2 ve (B)R307,53 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosunun yapıldığı ve dava konusu taşınmazın Tapulama Yasasının 2. maddesi kapsamında tapulama harici orman sahası olarak paftasına yazılarak tapulama dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Orman Yasası hükümleri uyarınca halen orman kadastrosunun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Genel arazi kadastro çalışmalarında orman olarak tespit dışı bırakılan bir yerin orman kadastro çalışmaları yapılarak çekişmeli taşınmaz tahdit dışında bırakılıncaya kadar taşınmaz orman niteliğini korur. Bu nedenle, davacının zilyetliğine değer verilmesi mümkün değildir. Ancak, yörede orman tahdidi yapılarak taşınmazın tahdit hattının dışında bırakılması halinde bu tarihten başlayarak 20 yıl sürecek zilyetliğe değer verilebilir, ki; olayda böyle bir durum söz konusu değildir. H.G.K.nun 24.10.2001 tarih ve 2001/8-964 Esas - 2001/751 sayılı kararı da bu yöndedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy