(3402 S. K. m. 4, 26, 30)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Seydiler Kasabası 130 ada 3 parsel sayılı 7188.54 m2, 131 ada 64 parsel sayılı 3500 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 130 ada 3 ve 131 ada 64 nolu parsellerin davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Çekişmeli taşınmaz tarla niteliği ile Hazine adına tespit görmüş olup, Orman Yönetiminin ara kararı ile davaya dahil edilmiş olması Yönetime taraf sıfatı vermez. Yönetim 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya her zaman katılabilir ise de, bu aşamada usulüne uygun katılımı da bulunmadığından, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince: Karara dayanak alınan bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Şöyle ki; Çekişmeli taşınmazın da içinde yer aldığı ada da bulunana pek çok parselin dava konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda küçük parsel bazında inceleme yapılarak sonuca ulaşma olanağı bulunmamakta olup her parsel dosyasında ilgili kayıt ve belgeler ile komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve kayıtları getirtilerek dava dosyaları keşfe hazır hale getirilmeli, aynı ada da bulunan tüm parsel dosyaları tespit edilerek dava ve usul ekonomisi bakımından bu dava dosyalarından birisi kılavuz dosya seçilerek, o dava dosyası üzerinde mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ile hava fotoğrafları, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle birlikte bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren kroki düzenlettirilip, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saplandığı taktirde keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları tutanak içeriğine aykırı düştüğünden 3402 Sayılı Yasanın 30/1.maddesi uyarınca tutanak bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy