(3402 S. K. m. 4, 18, 20, 28) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Karışlar Köyü 107 ada 40 parsel sayılı 8.422 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesiz olarak tarla niteliği ile 107 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tevzi tapularının miktar fazlası olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın Hazineye ait olduğu iddiasıyla askı süresi içerisinde açtığı dava kadastro mahkemesince 3402 sayılı Yasanın 28/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Hazine bu kez taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) ile işaretlenen 1.777,01 m2- 4.850.07 m2'lik kesimlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Çekişmeli taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı incelendiğinde, çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 107 ada 21, 22 ve 39 parsel sayılı taşınmazların bir bütün halinde Mübadil Rumlardan kalma yerlerden olduğu, 107 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tevzi tapularının çekişmeli taşınmaz yönünü kıraç, ve fundalık okuduğu tapu kayıt miktarı kadar yerin 107 ada 21 ve 22 parsel numarasıyla davalı gerçek kişiler adlarına kadastro tespitinin yapıldığı, çekişmeli taşınmazın tapu kayıt miktar fazlası olduğu, ancak para ve emek sarfı ile imar ihya edilerek tarla haline dönüştürüldüğü, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğundan sözedilerek davalı gerçek kişiler adlarına tespit edildiği, tapu kayıtlarının miktarlarıyla 107 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördükleri anlaşılmaktadır.
Dava dışı 107 ada 21 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Eylül 1962 tarih 133 sıra nolu tevzi tapusunun batısı kıraç, 107 ada 22 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Şubat 1962 tarih 81 sıra nolu tapu kaydının kuzeyi fundalık okumakta çekişmeli taşınmazın batısında ve kısmen kuzeyinde eylemli olarak 107 ada 50 sayılı orman parseli yeraldığından tapu kayıtları 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/C maddesi uyarınca miktarıyla geçerlidirler. Kayıt ve belgeler lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil ederler. Tapu kayıtlarının miktarı kadar yer 107 ada 21 ve 22 parsel numarasıyla davalı gerçek kişiler adlarına tesbit ve tescil edildiğinden, miktar fazlasının batı ve kısmen kuzey sınırda bulunan orman parselinden açma yapma yapmak suretiyle oluşturulduğu sonucuna varılmaktadır. Bundan ayrı, Mübadil Rumlardan kalan yerler zilyetlikle ve imar ihya ile kazanılamaz, 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca Hazineye intikal eder. Açıklanan hususlar gözetilerek davacı Hazinenin davasının tamamen kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de, davacı Hazine kendini vekil aracılığıyla temsil ettirdiği ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davanın kabul ve red oranına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti takdir edilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy