(6831 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2001 tarih 2001/7097-7894 sayılı bozma kararında özetle: Davanın çözümünde etkili olup ve işlem yönü ile tarafları bağladığı kabul edilen Danıştay 8. Dairesinin kesinleşen kararının eki olan 09.10.1983 tarihli krokide 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi kapsamında, tahdit dışına çıkarılması gereken yerin kırmızı kesik çizgilerle gösterildiği, güney-batı huduttaki sınırın 325 orman tahdidi sınırından başlatılıp kuzey istikamette düz hatla Ekzamil yoluna kadar devam ettiği halde hükme dayanak yapılan bilirkişi krokilerinde başlangıç noktası 325 numaralı orman tahdit sınır hattından daha batı tarafta gösterilmiş ve böylece 1798 parselin tamamı Danıştay kararına konu yer olduğu açıklanarak çelişki yaratılmıştır. Oysa, belirlenen bu duruma göre dava konusu 1798 nolu parselin bir kısmının Danıştay kararı ve eki olan kroki kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır.
Aynı hata Danıştay kararının uygulanması bakımından 19 nolu orman kadastro komisyonunca düzenlenen 23.08.1988 tarihli tutanak ve eki olan krokide de yapılmış, Danıştay kararının eki krokide başlangıç noktası olarak kabul edilen güney huduttaki 325 orman tahdit sınırı gözönünde bulundurulmadan 13.07.1988 tarihinde kadastro tutanağı düzenlenen 1798 numaralı parselin dış sınırları esas alınarak bu parselin tamamının Danıştay kararına konu edildiği görüşünden hareketle P.&IV numaralı poligonun krokisi düzenlenmiş olup, bu olgular karşısında alınan bilirkişi raporları yetersiz olup, bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamayacağı gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, (b2) ile gösterilen 76183 m2'lik kısmının 2781 parsel içinde kaldığı anlaşıldığından bu kısma yönelik karar ittihazına yer olmadığına; a1 ve a2 ile gösterilen toplam 16313 m2'lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına, kalan 431.687 m2'lik kısmın 29 m2'sinin Cemil Keklik, 26 m2'sinin Bilal İyibilir adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1972 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın değişik 2. madde uygulaması vardır.
Sonuç: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy